Devir de öyle.
Haklı yada haksız,
Arkadaş veya dost,
Olmadı,
Hısım-akraba,
Oda olmadı,
İsterse gözünün yağı babanın oğlu olsun,
Yapılan-yaşanılan şeyler, söylenen sözler ZÜLFÜ YARE DOKUNDUMU?,
İş bitiyor…
Ne hısımlık, ne akrabalık,
Ne dostluk ne yarenlik,
Her şeyden önemlisi aynı anadan aynı babadan olma karındaşlık bile kalmıyor geriye.
“Dağda eşkıyalar soymadı ya bizi” derdi eskiler…
İsteyene verdik.
“İlerde belki lazım olur… Fazla mal göz mü çıkarır…At bir köşede dursun ellerde şuyu-buyu var desin” gibisinden düşünmedik.
Laf ağzımızdan çıktığında,
Muhatabı unutsa da kendimiz takipçisi olduk.
Olanı olduğu kadarı ile paylaşmasını bildik…
Azına çoğuna bakmadan.
Gak dedikçe sağ elimizle,
Guk dedikçe sol elimizle vermeye çalıştık ihtiyaç sahiplerine…
Yetmedi,
Yokluktan,
Yoksulluktan,
Çaresizlikten,
Göz pınarlarından bir damla yaş boşaltacak olanın, gözüne kurban olup adam tuttuk bir kalbur tuz getirsin tuz gölünden diye.
Neye yaradı?
Madalyamı verdiler, Allah razı olsun mu dediler?
Hoş,
Ne madalya, nede dua için yapmamıştık yaptıklarımızı.
İnsanlığımız,
Yetiştirilme biçimimiz,
Devrimiz,
Görgü ve göreneklerimiz öyle idi, biz gördüğümüzü uygulamıştık.
Ama boşunaymış!..
İtiraf ediyorum,
Hata etmişiz!..
Kimse uyarmamış bizi milenyum çağına girdiğimizde.
“Kalk ey vatandaş. Bu çağ öyle bir çağ ki sekiz milyar insanla da paylaşsan fani dünyayı, yinede yalnızsın” dememiş.
Nerden bilecektik ki, bir acı kahvenin kırk yıl hatırının güdüldüğü günlerde doğup büyüyenler, bu çağda cümle alemin kendi hayatını yaşadığını.
Hatta,
Bizim zamanımızda da derlerdi inanmazdık her koyunun kendi bacağından asıldığına….
Koyun bile olsa,
Kuzusu vardı,
Gardaşı,
Anası, babası, evladı vardı yanında asılması için kendi bacağını cellada uzatan diye düşünürdük.
Milenyum!..
Çağ bu çağ,
Devir bu devir.
Hatır, gönül,
İtibar işini bırakmış herkes eski çağda.
Ne kadar paran, malın mülkün var,
O kadar hatırlısın…
İtibarında o oranda inişli çıkışlı, tıpkı İstanbul menkul kıymetler borsası gibi.
Şimdi zaman,
Ben yaptım olducuların zamanı.
İster hısım akraba,
İster kavim kardaş olsun,
İster kendine,isterse devlete çalışsın, kişi sadece kendi hayatı kendi yaşamı için var…
Çünkü zaman milenyum zamanı…