O zaman konuşulup tartışılan olaylar ve çok ciddi biçimde önemsenenler gün gelir “Nasıl olurda böyle yaparlar?” yaklaşımı içinde sürer, değerlendirilir.
Geçmişte o olayı önemseyip büyütenlerin aslında ortaya koyduğu uzlaşmasız tavırlar bugüne farklı bir damga vurur.
O fark nedense daima önemsenmez veya ”değiştim” sözleri ile geri plana atılır.
Bir zamanlar mükemmel sandığınız görüşler önemini de değerini de yitiriverir. Bu önemsizleştirme yaşam biçiminden ve kalitesinden kaynaklanır.
Bakın bundan 50 yıl önce Amerika’da bazı insanlar zencilerin üniversiteye girmesine karşıydılar, hatta otobüslerde onlarla yan yana oturmaya bile içleri el vermiyordu.
Kendilerine göre gayet makul gerekçeleri de vardı.
İyi bir şey yaptıklarını zannediyorlardı.
Bir gün Rosa Parks diye bir zenci kadın, bu saçma sapanlığa isyan etti ve otobüste beyazlara ayrılmış yere oturdu, polisi çağırdılar ama kalkmadı.
Dikkat!
Bundan 50 yıl sonra bugünün tarihi yazılırken bazılarından da Rosa Parks’a otobüste yer veremeyen beyaz ırkçılar gibi bahsedilecek.
Çünkü onlar nedense bir türlü değişimi ve gelişimi göremiyor.
Bu gün hem ülkede hem de Kırıkkale’de bir çok gelişmeye karşı çıkanlar var.
Onların her birisi başörtüsünden demokratik gelişmelere kadar ilkel tavırlarını sürdürmekte ve bu değişimin etkisinin aza inmesi için gayret etmekte.
Bu sıradan vatandaş için geçerli değil.
Bu tür insanlar mevki ve makam sahipleri.
Onlar koltuklarına oturup, o koltuklardan ahkam kesiyorlar. O koltukların verdikleri yetkileri kullanıyorlar.
Yasa da bir değişiklik oluyor, yeni yasaya göre tedbirini almak istiyor. Bazı kurumlar gereksiz biçimde yorumlayıp zorluk çıkarıyorlar. Alışkanlıklarını terk etmekte zorlanıyorlar. Böyle bir sorunu çözmek için Belediye Başkanı Veli Korkmaz devreye girmek zorunda kalıyor. Bir çok kez şahit oldum bu tür girişimlere…
Onlar unutulacaklar ama Rosa Parks’lar daima hatırlanacak.
Ama onu görmezden gelenler hele toplum önünde konuşup değerlendirme yapıyorsa bunlarla gelecekleri nokta ise sadece yavan ve gereksiz bir mesele olarak kalacak.
Hatta bu tür değişimlere karşı çıkanlar hem kötü biçimde yad ediliyor hem de gelecekte onlara yer vermekte çekiniliyor. Onlardan olanlara bile…
Bugünün Kırıkkale’sine baktığımızda da değişimin yaşandığını görmek çok belli…
Bu değişim şöyle yada böyle sürüyor işte.
Hani çocukların anne ve babaları büyüdüklerini çok fark etmez de dışarıdan gelen biri kilo almış, boy atmış derler ya öyle bir süreç bu…
Şehirde yaşayanlar görmeyebilir, farkına varamayabilir ama değişim var.
Bu her geçen gün de artarak sürecek çünkü Kırıkkale’de değişimi hak ediyor.