Mustafa, filmi gösterime girdiği ilk günden bu yana kapalı gişe oynuyor.
İnsanlar akın akın sinemaya geliyor.
Anneler kızlarını almış, çağdaş öğretmenler öğrencilerini toplamış, genç çiftler, sevgililer...
Sinemaya koşuyorlar. Önceden bilet ayırtanlar alıyor, bilet bulamayanlar üzgün çıkıyor.
İki saat boyunca izlediğim tablodan büyük keyif aldım.
Hiçbir ülkede, o ülkenin lideri için hazırlanmış bir film için böylesine büyük bir ilginin olabileceğini sanmıyorum.
Bu gençler, gidebilecekleri pek çok yer varken Mustafa’ya geliyorsa, el ele tutuşmuş sevgililer, daha rahat edebilecekleri boş bir salondaki filmi izlemek yerine, tamamı dolmuş salondaki filmi izlemeyi tercih ediyorsa, bunun bir anlamı var demektir.
Kim ne derse desin, bu ülke, Cumhuriyet Sevgisini, Atatürk Sevgisini yüreğine, genlerine işlemiş.
Kimse kolay kolay bunu yıkamaz diye düşünüyorum.
Mustafa başladı, kimseden çıt çıkmıyor.
Ancak belirtmek isterim ki, bu film öyle anasınıfı çocuklarının, 5-10 yaş grubundaki çocukların anlayacağı, baştan sona ilgiyle izleyeceği bir film değil. Daha çok lise gençliğinin Mustafa’yı izlemesi sağlanmalı diye düşünüyorum.
Film, Can Dündar’ın sesi de eklenince, bir televizyon belgeseli havasında başlıyor.
İlk bölümleri biraz yavaş...
Can Dündar iyi film yapmış.
Biz, bu filmi de sulandırdık.
Bu filmi de toplumsal bölünmenin bir aracı, unsuru olarak kullanırız.
Atatürk’ü sevmek ayrı, O’nu putlaştırmak ayrıdır.
Mustafa filmi ise, Atatürk’ü bir insan olarak anlatıyor.
Bir ara, zorunlu olarak diktatörleşen tavırları var.
Filmde, TBMM’nin aslında 22 Nisan’da açılmasına karar verildiği, ama o dönemde daha büyük boyutlarda olan dini baskı nedeniyle, Atatürk’ün Meclis’in açılışını cuma gününe gelen 23 Nisan 1920’de yaptırdığı, önce Cuma namazı kıldığını, ardından kurban keserek, dualar yaptırarak, Kuran-ı Kerim okutarak Meclis’i açtırdığını anlatıyor.
Türkiye’nin bugünkü halini düşünün.
Sonra bu toplumun, bu uyutulmuş ve eğitilmemiş, bugünkünden çok daha yoksul olan toplumun, 80-90 yıl önceki durumunu düşünün.
O dönemde, Atatürk savaş kazanıyor. Cumhuriyet kuruyor, ardından yıllar öncesinden kararlaştırdığı devrimleri, bu topluma kabul ettiriyor.
Mustafa’yı izleyin.
Çocuklarınıza izletin.
Atatürk’ün ne kadar önemli, değerli bir insan olduğunu, aynı zamanda insan olduğunu göreceksiniz.
Bakmayın siz bu filmi bile eleştirmesine.
Ben Mustafa 2’yi bekliyorum…
Mustafa’yı izleyin...