Hayat her açıdan devam ediyor.
Bir yanında sorunlar, öteki yanda ise huzurlar…
Seçimde geçimde bu hayatın gerçekleri içinde…
Ancak bu gerçekleri kendi hesabı içinde yorumlamak isteyenler, farklı yorumları ise oldukça basit ve sıradan bir biçimde değerlendiriyorlar.
Akıllarının ermediği sadece duygularının öne çıktığı savunmalarda taraf oldukları şeyi değerlendirmeyi beceremeyince ölmekten vurmaktan, kırmaktan bahsetmekten de geri kalmıyorlar.
Hala bu toplumun kavga eden insanı sevmediği, ne olursa olsun işine bakan kişilerden yana olduğunu anlayamamışlar.
Madem oynamayı bilmiyorsun halayda ne işin var diye sorarlar adama.
Eleştirilen birisi ciyaklamaya başlıyor.
Asarım keserim yakarım yıkarım vs.
Hâlbuki sen onu bunu bırak da eleştirenlerin delilsiz mesnetsiz eleştirip eleştirmediklerine bak.
Adam kendini düzelteceğine konuşanı susturmanın yollarını arıyor, gözdağı vermeye kalkışıyor.
Ardından da baskıya, dayatmaya, istibdada hayır diyor.
En büyük tehlike suskunluktur, sessizliktir. Ormanların en vahşi canavarları avına en sessiz anda saldırır.
Gürültülü gümbürtülü ormanlardan korkmayın.
Üstelik orada elini kolunuzu sallayarak gezin.
Siyasetin iğneli koltukları da vardır, rahat huzur içinde oturulan yerleri de.
Bulunduğunuz yere iyi bakın önce.
Kaç kişinin sorumluluğunu taşıyorsunuz?
Kaç oy ile orada bulunuyorsunuz?
Kimler size hangi konuda güvenlerini sundular.
Hangi yönden o yetkiyi verdiler ona bakın.
Siyasi partilerin bir taban yapısı oluştuktan sonra o tabanın varlığını görmezden gelmek imkansızdır.
Kim aday olursa olsun o tabanın üstüne inşa eder çalışmalarını. O taban o adayın ivmesini ya yükseltir yada küçültür.
Aday ne yaptığını bilmezse, her şeyi sırası ile kaybeder sonuçta da seçimi kaybeder.
Bu kaybın zararını da sadece kendisi yaşamaz.
O siyasi partiye destek veren herkes yaşar.
Üzülen de hepsi olur.
Aday çekip gider ama ona destek verenler bu şehirde yaşamaya devam eder.
Herkes bir çok basamak geçer ve o basamaklardan sonra bir şeyleri bulur yada bulamaz ama şu bir gerçek ki ;”Bu kurdun gördüğü ilk kış değildir”
Anlayan anlamıştır.
Anlamalıdır.