Değilseniz hata sayılabilir bu.
Yanlış ile hata arasında fark var elbette.
Dün bir sohbette sol görüşlü bir vatandaş çok enteresan bir laf etti.
Türkiye’yi birkaç televizyonu izleyerek takip ettiğini söyledi.
Daha doğrusu Türkiye ile ilgili gelişmeleri.
Vatandaşa saygım sonsuz.
Fakat farkında olmadığı bir şey var.
Konuşurken aynı Kanal D, ATV, Star televizyonunun haber bültenini okur gibi adeta.
Ki, izlediği kanallar da bunlarmış.
Yaşlı da biraz.
Bir şey demedim.
Hatta sohbet sırasında kendisine itiraz edenlere de müdahale ettim.
Çünkü kendisi, “Ben kendi aklımla konuşuyorum” diyordu.
Bu televizyon kanallarının haberlerinin manipülasyon içerdiğini artık bilmeyen yok.
Bunun ötesinde söylenecek pek bir şey yok.
Yanlışta ısrara gelince….
Yanlışta ısrar var pek çok konuda.
Fakat, önemli olan yanlışın yanlış olduğunu görebilmektir.
Israr ettiğiniz konu yanlış ise ve siz bunu bilmiyorsanız, bunda kusur yok.
Fakat bilerek ısrar edilince, bir sakatlık çıkıyor ortaya.
Böyleydi dünkü durum.
Birine tepki gösterirken, bu tepkiyi öfke ile harmanlayıp gerekli kıvama getirdikten sonra hiç alakası olmayan konulara girilebiliyor.
Dünkü amcanın yaptığı gibi tıpkı.
Neye tepki göstereceğini bilmediği gibi, aklına her her gelene, o televizyon kanallarının manipülyasyon yaptığı konulara tepki gösteriyor aslında.
Oysa yapacağı tek şey var, o televizyon kanallarını izlerken, (başka kanallar da var, mesela daha sağduyulu yaklaşım sergileyen kanallar bulunmakta) onları izleyip her konunun sağlamasını yapabilir.
Bunu yapsa, zaten yanlışta ısrar ettiğini ve kendisinin çok ciddi bir ofsayta düşürüldüğünün farkına varacak.
Belli bir yaştan sonra o kuşağı değiştirmek mümkün değil.
Buna itiraz etmemek gerektiğini düşünüyorum.
Ki, dün de bunu anlatmaya çalıştım.
Bu durum, takıntılı bir hali de beraberinde getiriyor.
Bozuk plak gibi ha bire aynı nakarat çalınıyor.
Oysa dünya hızla ilerliyor ve değişiyor.
İnsanların kendisini, ülkelerin kendisini ve milletini buna uygun hale getirmesi gerekir.
Bizde bu ya yapılmıyor, ya zoraki yapılıyor veya çok geç yapılıyor.
Değişim, ancak belli bir kuşağın gitmesi ile mümkün olabiliyor.
Kalp kırmamak için biraz sessiz kalmak gerekiyor.
Hoşgörülü de olmak elbette.
Dün bu yüzden fazla da üstelemedim.
Fazla üsteleyince, filozof ruh bir anda reaksiyon gösteriyor.
İşte asıl olmaması gereken de bu.
Sakin ve soğukkanlı olmak şart.
Yanlışta ısrar, o reaksiyonla bir öfke çığına dönüşebiliyor ne yazık ki.
Gidecek bu kuşak…
Bekleyeceğiz.