Süreçler işlerken, değişimlerde devam ediyor.
Bunların her birisi değişimin tarafları da çeşniliğini de belirlemede farklılıkları ortaya koyması.
Başbakan Erdoğan’ın gelişinde uzun süredir yapılan “AK Parti parti olamadı” eleştirilerinin giderek ortadan kalktığını gösteriyor.
Başbakan’ın bu gelişinde partinin taban oyunun giderek ayağı yere basan bir konuma geldiğini gösteriyor
Ak Parti taban oyunu yakalamış, siyasi eğilim bakamından da kendine belirli bir yer bulmuş durumda.
&&&
Meydanda ki kalabalığın şöyle yada böyle olmasından ziyade o kalabalığın siyasi taban bakamından duruşunu görme ve okuma önceliği vardır. Sosyoloji de kitleselleşme dediğimiz şeyde budur aslında.
AK Parti önceki tanımlamaların dışında merkez sağ yada sol tanımlamaları al aşağı etmiş “Demokratik duruş” bakımından değerlendirilen bir konuma gelmiş.
Bildiğimiz batı toplumlarında var olan demokratlar ve cumhuriyetçiler yaklaşımı içinde Türkiye’de de yeni bir konumlama da Ak Parti sayesinde oluşmuştur.
Dünün ezberleri sayacağımız değerlendirmelerin bir çoğu bugün ortadan kalkmış ise, bunda AK Parti’den ziyade ona destek olan kitlelerin etkisi büyüktür.
O kitleler eğer tavırlarını değiştirmezse, bulundukları konumu sürdürürse önümüzdeki dönemlerde siyasi yapılaşmada da çok büyük değişimler olacaktır.
Bunu anlamak ve beklemek içinde siyaset bilimci olmaya gerek yok.
“Öngörmek” denilen şeyin yıllar önce Rahmetli Turgut Özal tarafından “ Türkiye’de iki gurup olur” şeklinde gerçekleştirildiğini de unutmamak gerekir.
Bu yaklaşım devamını getiriyor.
Bugünün siyasi yapısında bu manzara devam ediyor.
Ve ardı arkası kesilmeden de devam edeceğe benziyor.
&&&
Hafta sonu gelen Başbakan Tayip Erdoğan’ın söylemlerindeki insani ve manevi söylemlerinde ki artış ve özellikle konuşmasının sonunda üzerinde tekrarlayarak yaptığı “Birbirinizi sevin. Birbirinizi sevmekten çekinmeyin…” hitabı bu oluşumun bu siyasal ve sosyal buluşmanın etkisinin giderek artacağını da işaret ediyor.
Bu manevi söylemin temelinde yatan inancın devamlılığından ziyade o “Birbirinizi sevin sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız” emrinin tecellisi çabası duruyor.
Meydanı dolduranlara yönelik söyleminde ki bu detaylar aslında terörden krize kadar bir çok konudaki kurtuluş reçetesini de uygun bir üslup içinde beyandan başka bir şey değil.
&&&
Meydandaki buluşmanın anlamı ve esası bu.
Bugüne kadar kürsüde yer alanlara baktığımızda söylemleri meydandakilere yukarıdan bakan halde olmasına rağmen Başbakan Erdoğan’ın kürsüdeki duruşu “Millete efendi olmaya değil, millete hizmetkar olmaya” esasını içeriyor.
Bu da alıştığımız bildiğimiz siyasi üslubun dışında ve daha içten ve içi de daha dolmu bir yaklaşım olarak bize yansıyor.
Bu nedenle meydanlar onu bağrına basıyor.
Kırıkkale insanı da o şiir gönüllü kişi yi bu yüzden her gelişinde daha bir kucaklıyor, daha bir kendin biliyor