Yazmak ve okumak gerçekten keyifli bir iş.
Benim için tabii…
Sizler için veya başkaları için nasıl bilemem.
Zordur yazmak aslında.
Bilene kolaydır.
Riskli ve tehlikelidir de…
Bir yazı yazarsınız bir çok dal sallanır.
Yazar ve şairler biraz asi ruhludur.
Korkuyu aşmışlardır.
Bir toplumda onlar olmazsa, o toplumun ahengi de olmaz aslında.
Denge unsurudurlar.
Caydırıcı güçtürler.
İyidirler, hoşturlar, keyiflidirler, saygılıdırlar…
Amma, damarlarına bastığınızda samimi söylüyorum, saygısızlıkta ondan üstün kimseyi göremezsiniz.
Çok ciddiyim…
Kimseyi germek istemiyorum.
Gerilmek de istemiyorum.
Rahat olabilirsiniz, yazılarıma bir süre ara veriyorum.
Yazmıyorum hiç kimseyi.
Havadan sudan bahsetmiyorum…
Biraz keyif çatmak istiyorum.
Tatile gidemedik malum.
Tatil yazıları ile değerlendirmeyi istiyorum günü.
Bu arada, kimin neler planladığını, kimlerle neler görüştüğünü de biliyorum.
Bunu da hatırlatayım.
Ne vekiller, ne başkanlar, ne aday adayları ve adaylar, ne bürokratlar ve sairler…
Rahat olun rahat.
Umursamıyorum artık pek çok şeyi.
Vallahi, ciddi söylüyorum.
Bakın keyfinize.
Samimi söylüyorum.
Herkes işine baksın, ben işimle ilgileneceğim.
Neden böyle yapıyorum…
Beri öte derken çok ciddi saygısızlık edeceğim.
İyisi mi ben kendi işime bakayım.
Bu şehir kendi kendine hale yola girer nasıl olsa.
Bize mi kaldı bu şehri hale yola koymak.
Öyle mi?
Zaten bu şehrin bir sürü sorumluluk sahibi var.
Bize iş düşmez sanırım.
Bu bakımdan rahat olun diyorum.
Gerçekten…
İşinize bakın.
Okumayın benim yazılarımı.
Başka işiniz yok mu.
Okunacak bir şey yazmayacağım zaten bundan sonra.
Beni de rahatsız etmeyin…