Yapılacak olan ziyareti dün birkaç yönü ile ele almıştık.
Bugün de yine önemli bir yönü ile ele almak istiyorum.
Bu ziyaret AK Parti’de gizli ve gerçek otoritenin kim veya kimler olduğunu da gösterdi, daha doğrusu gösteriyor bize.
Bunun kimler olduğuna bir bakalım.
*****
AK Parti İl Başkanı Nuh Dağdelen’in elini güçlendirdiğini bir süre önce yazmıştım.
Neye dayanarak söyledik bunu?
Bir mobilya mağazasının açılışına katılan Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ziyareti ile.
Fırat’ın sıradan bir mobilya mağazasının açılışında işi yok elbette.
O, merkez ilçe ile sorunların yaşandığı AK Parti’de İl Başkanı Nuh Dağdelen’e destek görüntüsü vermek için gelmişti.
Ve öyle de oldu…
Dağdelen, krizden elini güçlendirerek çıktı.
Temelini sağlamlaştırdı.
Başbakan, kriz olan yere uğramıyor hiç bunu unutmayın.
Ve hatırlayın…
Bir önceki AK Parti yönetiminde yaşanan uzun soluklu sorunlar nedeniyle Başbakan’da uzun süre Kırıkkale’ye gelmemişti.
Ne zamanki sorunlar halledildi, o zaman Kırıkkale’ye geldi.
Bu ne demek?
Bu, AK Parti’de gerçek gücün Nuh Dağdelen olduğunu görmek demek.
Kabul edin veya etmeyin, bu böyle…
*****
Gelelim gizli güce…
O hiçbir zaman ön plana çıkmıyor.
Çıkmaz, çıkmayacak da…
O’nun hayat felsefesi, prensip anlayışı, siyaset anlayışı bunu gerektiriyor.
Bir önemli güç olduğunu hiçbir zaman hissettirmez ve öyle de yapıyor.
Ama AK Parti’nin Kırıkkale’deki en gizli gücü ta kendisi.
Alıngan, kırılgan, küskün yapısı falan var.
Bunların önemi var mı, bazen önemini hissettirdiğini görebiliyoruz.
Siyasette bunları hissettiriyor bizlere.
Fakat yine de asla ön plana çıkmıyor.
Çıkmamaya büyük özen gösteriyor.
O kişi Kırıkkale Belediye Başkanı Veli Korkmaz’dan başkası değil elbette.
*****
Milletvekilleri, partinin diğer yöneticileri, Ankara’daki bazı Kırıkkaleli isimler ve sair…
Bunların tamamı teferruat…
Parti bu iki isimden sorulur.
Partideki gizli ve açık güç, otorite bu iki isimdir.
Ve bu iki isim Başbakan’ı Kırıkkale’ye getiriyor.
Bir nevi güç ve otoritelerini Kırıkkale’ye gösteriyorlar.
Partinin en yüksek kademedeki isminin arkalarında olduğunu göstermeye çalışıyorlar.
Tabii ben bunları siyaseti analiz etmeye çalışan ve anlama gayretinde olanlar için yazıyorum.
Anlayan anlar, anlamayan anlamaz.
Analiz eden de siyasette kendine en uygun yolu çizer.
Benden bu kadar.