22 Mayıs 2012 Salı

21.10.2008 00:00:00 1988  defa okundu.

Graz - Avusturya

 

4 Saat uçak yolculuğu… Viyana’ya havaalanına indiğimde hanımın yaptığı pastaların içleri, çamaşırlarım ve aranmadık hiçbir şey kalmadı. Trenle 1,5 saat sonra Graz’a ulaştım. Ormanlar, ormanlar… Uçsuz bucaksız, yeşilin her tonu var. Avrupa deyince aklınıza yeşillik, yağmur ve orman gelsin. Müstakil evler ağaçlar arasında, saklı bir cennet sanki. Kırıkkale’den Neşet Hoca’yı bulmalıyım. Graz’da Süleymaniye camisinde imam. Oğlu Ali karşıladı, hocanın tayini çıkmış başka kente. Misafir ettiler. Avrupa’da Türkler çok misafirperver. Yalnız bana kuşku ile bakıyorlar. Yeşil pasaport, yabancı lisan bilmek onların alışkın olmadığı bir tip. Ancak çok geçmeden ticari gaye ile geldiğim anlaşınca bir de asker emeklisi olunca çabucak ısınıyorlar. Graz’da oyuncak fabrikası var. Onlarla temas edeceğim. Melih GÖKÇEK promosyon dağıtacak, plastik puzzle ithal edeceğim.(On altı harfin plastik bir yüzeyde yapbozu oyuncak)

Süleymaniye Camisinde Düzceli Hasan Hoca var. Âlim ve bilgili bir zat. Evinde yaklaşık ikibin dini kitabı var. Kumandan diyor başka bir şey demiyor. Bu arada krizden işleri bozulan ve bir umutla Avusturya’ya gelen onlarca arkadaşın hikâyelerine yürek dayanmıyor. Amaçları, kiminin evlenip oturum almak, kiminin iş kurmak hayalleri var. Sabah namazını Hasan hoca ile ikimiz genelde kılıyoruz. Hoca o, cemaat ben. Arada bana diyor ki “kumandan benden önce secdeye gitme, başın mahşerde eşek başı gibi olur.” Yemek, caminin lokantası var oradan yeniyor. Bazı arkadaşlar evlerinde misafir ediyor. Pahalı bir kent, bir çorba yaklaşık 7 lira. Çabucak işleri bitirmeli ve dönmeliyim. Hasan hoca ile Ali, beni Graz’ın yüksek bir tepesine götürdüler, Mağara içinde çıkılıyor. Osmanlı Muhasara altına şehri alınca kaleye toplanan halk suyu 400 metrelik bir kuyu ile o dağa çıkartmış. Graz kalesi en hâkim yerde. Şehirde zaman zaman lokanta ve kafelerde pencerede eli kılıçlı yarım gövdeli Osmanlı heykelleri var. Kuşatma için gelen Osmanlı şehrin bütün binalarını kılıçtan geçirmiş.

Graz’da  her şey pahalı. Bitpazarı genelde göçmenler ve Türklerin elinde. Tek tük yabancılar var. Makedonyalı Yaşar, o ne güzel insandı. Hep benimle yarım Türkçesi ile sohbet etmek istiyor. Camide namaz sonraları bizim ne büyük bir millet olduğumuzu anlatıyor. Bitpazarında antika eşyalar ile kitap ve kartpostal satıyor. Bana da Çanakkale boğazında batırdığımız İngiliz donanmasının antika kartpostalını hediye etmişti. Viyana’ya giriş 7 hatlı muazzam bir otoban ile. Semtler Viyana 1.2.25 gibi rakamlarla. Trafiği çözmek ölüm. Bazı yollar ters, geliş var gidişi yok. Viyananstat denilen bir semtte kaldım. Kaldığım yerin tam karşısında dünyanın en ünlü piyano fabrikası var. Temaslar sonucu Türkiye’ye ithal edeceğim. Firma senede belli adet üretip sattığından ve 20 yıllık siparişleri dolu olduğundan elim boş döndüm.

11 Eylül Amerika'nın ikiz kuleleri vurulduğunda oradaydım. Her gün bir camiye sabotaj yapılıyor. Halk tedirgin. Televizyonlar geliyor ve sık sık çekimler yapılıyor. Kaldığım oda tam pencere kenarı, hani taş atılsa kafamı yarar. O yüzden tedirginim. Ben gitmeden kader benden önce gidiyor. İşlerim bitince dönmek zor oldu. Arkadaşlarla çabuk kaynaşmıştım. Hele Hasan Hocanın lafı beni kahretti: “Kumandan Düzce’den geçersen benim gözümle bak ve havayı içine benim için çek.” İstanbul’a giderken Bolu’dan sonra Düzce’ye bakamam, gözlerim yaşla dolar.

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
2009 Kimin Yılı? - 23 Aralık 2009 Çarşamba 04:26
Kırıkkale'de "Sanatsız Hava Sahası" - 16 Aralık 2009 Çarşamba 20:37
Terör ve Terörizm - 10 Aralık 2009 Perşembe 19:25
Makine Kimya ve Gözyaşları - 01 Aralık 2009 Salı 22:57
Modern Çağda Kırıkkale'de Yaşamak - 22 Kasım 2009 Pazar 23:09
Müslüman Görünümlü Kâfirler - 19 Kasım 2009 Perşembe 08:52
Kürt Açılımı (2) - 16 Kasım 2009 Pazartesi 09:28
Kürtler ve Açılım (1) - 30 Ekim 2009 Cuma 18:52
Sabrımız Taştı, Bu Milletle Oynamayın - 24 Ekim 2009 Cumartesi 22:52
Kıbrıs ve Türkiye Halet-i Nez'de mi? - 17 Ekim 2009 Cumartesi 21:29
Üç Haritanın Sırrı - 16 Ekim 2009 Cuma 17:57
Kılıçlar Çeşmesi Başında Gasp - 08 Mart 2009 Pazar 00:00
Ahlaksızsan, Gazeteci Olamazsın! - 25 Ocak 2009 Pazar 00:00
Açıklama - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Bedava Yaşam - 07 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
Kahpe İsrail - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Kale TV Basın Açıklaması - 25 Aralık 2008 Perşembe 00:00
Doğu Gerçeği - 24 Aralık 2008 Çarşamba 00:00
Aşk Üzerine - 18 Aralık 2008 Perşembe 00:00
Yahya Çavuş - 04 Aralık 2008 Perşembe 00:00
Doğulu ve Batılı Kim? - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Kırıkkale ve Kriz - 25 Kasım 2008 Salı 00:00
Politikacı ve Kırıkkale - 18 Kasım 2008 Salı 00:00
Belçika - 13 Kasım 2008 Perşembe 00:00
İtalya - 06 Kasım 2008 Perşembe 00:00
Finlandiya - 31 Ekim 2008 Cuma 00:00
Çin Seyahati-3 - 23 Ekim 2008 Perşembe 00:00
Graz - Avusturya - 21 Ekim 2008 Salı 00:00
Çin Seyahati-2 - 18 Ekim 2008 Cumartesi 00:00
Almanya Dilingen - 15 Ekim 2008 Çarşamba 00:00
Çin Seyahati-1 - 12 Ekim 2008 Pazar 00:00