Fransızca'da,
100 metre kare değerinde yüzey ölçü birimi.
Yani,
Bir “ar” kenarı 10 metre olan bir karenin alanıdır.
Arapça da ise “ar” ki, dilimize de oradan girmiştir,
Utanma, utanç duyma demektir…
Haysiyet,
Değer,
Saygınlık,
İtibar, öz saygı demektir.
Onur,
Kimilerine göre herhangi bir zevat ismi olmakla birlikte taşıdığı anlam bakımından insanlığı var eden, başka başka canlılardan ayrılmasına neden olan en büyük ögelerdendir.
Fransızca kökenlidir…
İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzeti nefis,
Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, itibar demektir…
Sokakta kim nasıl isterse o şekilde davranmakta,
Kafasına estiği gibi kendi işini yapıp yapmamakta,
Hatta,
Karşısındakine Söz verip sözünde durmamakta sonuna kadar serbesttir.
Bunun için kanunlarımızın suç saydığı ve ispatı halinde cezaların uygulandığı maddeler mevcuttur.
Bazı haller var ki,
Karşılığında ceza verecek Kanun bulunmamasına rağmen, yinede suç ve ayıp kapsımın da olup bunu da toplum kendi değer yargıları ile cezalandırır.
Örneklemek mümkün!..
Fakat,
“Halk’a hizmet etmek, hakka hizmet etmektir” deyip devlet katında vazife almaya talip olan bir kimsenin kafaya göre takılmaya,
bu günün işini yarına bırakmaya,
görevi savsaklamaya,
önce söz verip sonra caymaya,
Ben bilmiyordum, duymamıştım,
Aslında baktıydım da görmemiştim gibi sudan sebeplerin arkasına sığınmaya hakları yoktur.
Kanunlar kendilerine ne görev vermişse, onu uygulayıp, ona göre davranmak zorundadırlar.
Siz,
68 sporcu ile katıldığınız dünya organizasyonunda madalya alan 81 ülke içerisinden 1 altın, 4 gümüş, 3 bronzla toplam nüfusları İstanbul’un yarısı kadar etmeyen neredeyse Avrupa’nın tüm ülkelerinin, Asya’nın, Amerika’nın hatta bir çok Afrika ülkesinin ardından 37. olmuşsanız,
Üstelik,
Nüfusunun üçte ikisi 25 yaş altı gençlerden oluşan 75 milyonluk devasa bir ülkede yetiştirecek adam kalmamışçasına aldığınız altın ve iki gümüş madalya sahibi sporcunuz henüz Türkçe konuşamayacak kadar yeni, taze! Türk ise, devletin bu işle görevlendirdiği insanlar görevlerini layığı ile yapmış, başarılı insanlar sayılmazlar, sayılamazlar.
Ve
Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, bizim ülkemizde de başarısız olan devlet görevlileri verilen işi daha iyi yapabileceklere yol açmak adına istifa etmeliler.
Ki,
Memleket hak ettiği noktaya gelsin.
Siz istediğiniz kelimeye istediğiniz anlamı yükleyebilirsiniz.
AR, kimyada argonun,
Fransızcada 10 metre karenin alan ölçüsü olabilir…
Fakat bizim lügatımızda “AR”
Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer ve o ölçüde itibar demektir.
Saygı ve itibar ise vazifesini her şeyin üzerinde tutarak hayata geçirmeye çalışan insanlara gösterilir.
Uluslar arası bir organizasyonda ithal edilen sporcuda olsa, bizim adımıza yarışıp dereceye girmiş ve bu onuru bize yaşatmışsa, cümbür cemaat tüm görevliler bu başarıyı canlı olarak o stat da seyrediyor ve o kızımıza şeref turu atarken adına yarıştığı ülkenin bayrağını sırtına verip sevincine ortak olmuyor, olamıyorsa, vergisini veren bir Türk vatandaşı olarak bizden de kendilerine saygı göstermemizi beklememelidirler.