10 yıl öncesine kadar seçimlerin yaklaştığını biz Kırıkkale’deki siyasi hareketliliğin olağanüstü yükselmesinden anlardık.
Bugün öyle mi?
Değil kesinlikle.
Şehirde adeta bir siyasi sessizlik hakim.
Sanki herkes kendine yasak getirmiş gibi.
Partilerde gözle görülür bir çalışma yok.
Adaylarda dikkati çeken bir arayış bulunmuyor.
Seçimlere 5 ay kalmış gibi bir hava ise hiç hissedilmiyor.
Ne kadar ilginç değil mi?
Belki bu durumun birkaç izahı vardır.
Tahmin ediyorum en mühim izahı partilerin kazanacak iyi bir siyasetçi arayışına girmesinden başka bir şey değil.
Peki partilerin aday kriteri nedir?
Adam gibi bir aday mı arıyorlar yoksa ne olursa olursa kazanacak biri mi?
Kırıkkale aday konusunda kısır değil.
Belli başlı isimleri hemen hemen herkes biliyor.
Mesela ilk akla gelenleri söyleyelim.
-Cemalettin Akdoğan
-Kemal Albayrak
-Mahir Yılmaz
-Sahir Koçak
-Mustafa Pekdoğan
Ak Partinin adayı veli Korkmaz’ı saymıyorum. Çünkü mevcut haliyle başkan ve muhtemel adaylardan biri.
Siyasi arenaya çıkan yeni isimlerde var tabiî ki.
-Ahmet Varlı örneğin.
-Bahtiyar Karapolat
-Arap Osman Baran
-İhsan Kayalak diğer aday isimleri.
Telaffuz edilen isimler arasında bir atımlık barutu olanlar yer aldığı gibi bundan sonraki seçimlere yatırım yapan isimlerde bulunuyor.
Şehir halkının gözünde isimleri kalplere yazılan da var, ismi duyulduğunda pek önemsenmeyen de.
Ama hepsinden önemlisi isimler kalplere yazılsa da, ismi önemsense de seçmenin istediği adayın kim olduğunun henüz tam anlamıyla bilinmiyor olmasıdır.
İşte esas konunun inceliği de burası.
Yani partiler aday gösterirken elbette kazanmak ister ancak mühim olan partilerin gösterdiği adayı, her yönüyle ele alındığında seçmen isteyecek ve seçecek mi?
Üç aşağı beş yukarı tahmin yapmak mümkün.
Şurası bir gerçek ki, AKP’ye karşı, AKP’nin adayına karşı konsensüs oluşturup aday göstermek yetmiyor.
Aynı zamanda öyle bir şey yapmalı ki, seçmenin “hayır bu olmaz” deyemeyeceği bir isim üzerinde karar alınmalıdır.
Kazanacak adayı bulma sorumluluğu ise parti liderlerine düşüyor.
Baltayı taşa vurup, seçim sonunda dizleri dövmek bir işe yaramaz bilesiniz.
Seçime 5 ay kala oturup ince eleyip sık dokumak hem partilerin hemde bu şehrin geleceği için önemli bir tavır olacaktır.