DTP ile demokrasi nasıl bağdaşır aklım ermiyor.
Sayın başbakanım buyuruyor ki terörü, demokrasi ile aşacağım diyor.
Sayın cumhurbaşkanım da diyor ki, her ne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sınır ötesi harekatını Türkiye Büyük Millet Meclisi müsaade etmiş ise de bu harekat PKK'nın noktalarına yönelik olacaktır.
İyi de PKK'nın üst düzey yöneticileri Celal Talabani ve Mesut Barzani'nin mekanında terörün nasıl yönetileceği konusunda proje kahvesi içiyorlar ise yani istihbarat o doğrultuda geldiyse, buralarda PKK noktası sayılacak mı?
Veya 3500 kişilik gizli servisin başında bulunan Mesut Barzani'nin ortanca oğlu "Mesrur Barzani"nin evinde veya ofisinde PKK ile bir toplantı var ise bu da nokta sayılacak mı?
Öyle ya PKK'lı nasıl ki bizim kurşunumuz adres sormaz diyorsa, bizim kurşunumuz da posta dağıtıcısı olmasa gerek.
Ama hassas düşünmek, ince düşünmek her kişinin işi değil. Benim düşünceme göre "er kişinin işi".
Bu zamanda er kişiyi, analar seyrek doğuruyor.
Her kişiyi analar babayiğit ve yakışıklı doğuruyor. Amma velakin yürekli doğurmuyor.
Ne yapalım bekleyeceğiz.
Hani Namık Kemal demiş ya:
Düşman dayamış vatanın kara bağrına hançerini
Yok mudur kurtaracak bahtı kara medarını?
Buna cevaben Atatürk'ün sözü şöyle olmuş:
Varsın düşman dayasın vatanın bağrına hançerini
Elbette vardır kurtaracak bahtı kara medarını.
Sayın okurlarım, yazılarımı çok kişinin okuduğunu biliyorum. Ne var ki lehte ve aleyhte yorumlarınızı da bekliyorum.