Yeniden merhaba aziz okuyucularım!
Epey zamandır size yazı üretemedim. Bunun birçok sebebi var.Bunlardan bir tanesi Ramazan ayına kavuşmamızdı. Yüce Allah nasip etti sağlıkla geldi geçti. Ardından bayram telaşı yaşandı.Tatlı telaştı. Tatil uzundu ama kısa sürdü değil mi?
Bu ramazanı iyi değerlendirdiğimi umarım.Şeytanlarım bağlandı, size ironik yazı üretemedim. Bu arada birkaç kez teravih sonrası zamanlarda semaverde tomurcuk kokulu çay pişirdim.Aziz dostlarımla aynı masanın etrafında, koyu sohbetlere dalarak, sıcacık çayımızı ince belli bardaklardan yudumladık.Bir madencin oğlu olarak ince belli bardakları sıkıca sardı parmaklarım.Hiç acı çekmediğimi söylemeliyim.Sizin için katlandım. Sizlere yazı yazarken nasırlaşan ellerim bana bir şey hissettirmedi! Köylümüzün elerli de öyle biliyorum!..
Geçen zaman içinde kartal başlı ,kurt bedenli, kanatlı masal yaratığı grifon gibi birçok yere istediğim zaman ulaştım… Vatan için ne yapmam gerekiyorsa onu yapmaya çalıştım.Elimden geleni ardıma koymadım! “Sevgili müdürüm” (Bu tabir kendilerine aittir.)Celal Özdemir’in kulakları çınlamıştır.
Bu yazımızda eşek kulaklı birine sesleneyim istedim.
Ey Kendini aşka salan insan, sen neye aşık olduğunu bilmeden aşık oluyorsun.Bunun bile farkında değilsin.Durmadan bilinmeyen sevgiliye gel diyorsun .Ama o sevdiğin kişi meçhulde. Var olduğu bile şüpheli . Neden durmadan iniliyorsun .Bazen sapıttığını biliyor musun? Bazen hedonizme kaçan ,bazen kendine aşık olan ifadeler kullanıyorsun. Çok perişan bir halin var. Seni Mazhar Osman değil, Nevzat Tarhan bile iyileştiremez.Aklın bir karış havada.Ne yapacağını , ne edeceğini bilmeden geziniyorsun.Aklın sıra günümüz post modern kalıpları ile tasavvuf yapmaya çalışıyorsun. Bu senin ki eşeğin halinden farksız.
Bak eşeğin haline. “Bir şey satın al desen ham kelek alır”.Diyor Mevlana.Kainatın en güzel gözlü yaratığı bile güzel gözleri ile ham kelekten başkasını göremiyor.Halbuki Allah senin için ne güzel nimetler yaratmış,farkında değilsin. Sen de bilinmeyen bir sevgiliye nağme düzüyorsun .Aşkına esir oldun, başka bir şey söyleyemiyorsun.Halbuki sen en mükemmel şekilde yaratıldın , ama bunun farkında değilsin.Firavun olmuş nefsinin esiri oldun .Seni durmadan azdırıyor.
Ey uykuya dalmış bilgisiz kişi! Sana öğüt versek anlamazsın, senin kulakların eşek kulağı olmuş.Hep hemcinsinin çıkaracağı anırmalara kilitlendin.Eşek sesinden daha güzel sesler var kainatta. Biraz ney dinlesen fena olmaz.
Sana öğüt vermek boşunadır . Zaten onu yapmak değildir niyetim . Sana öğütlerim çorak tarlaya tohum atmaktan farksız olur. Bu sözler beni anlayanlaradır. Ben boş işlerle meşgul olacak değilim. Sana tavsiyem eşek kulağını kes sat. Başka kulak al. Benim öğütlerimi eşek kulağı algılayamaz.Eşek kulağı hemcinsinin anırma frekansına göre ayarlanmıştır.Mektep medrese görmeyen köylümüz bunu bilir de ortalıkta aydın-sosyal demokrat diye gezinen sen bunu bilemezsin.
Ama sen bir şey satsan ve onun parası ile bir şey almaya kalksan ancak ham kelek alırsın. Türk milletinin efendisi olan köylümüz kurak geçen yaz boyunca bol miktarda kelek istihsal etti. Gerçek müstahsil oldu .Ürünlerini doğrudan pazarlama yöntemi ile pazara getirdi. Kayıt dışı ekonomiye canlılık kazandıran bu fırsatı değerlendirsen iyi olur. Cumartesi pazarına uğramanı salık veririm.
Ey kısa bacaklı, aklı kıt ,eşek kulaklı insan!Yere batasıca! Biliyorum söylediklerimden ne anlatmak istediğimi değil başka şeyleri çıkarıyorsun..Anlayışı kıt insanlara laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan daha zordur.