Dokuz günlük bayram tatilinin gündemi Kırıkkale’de siyaset üzerine geçti.
Tatilin son günlerine doğru ise gündem değişti, Hakkari Şemdinli’de yapılan karakol baskını ile 15 Mehmetçiğin şehit edilmesi damgasını vurdu.
Yürekler yandı, gözyaşları durmadı.
Türkiye’nin dört bir yerinden teröristlere lanet yağdı.
Görüntülü ve yazılı basında verilen haberlerde karakol baskını en ince detayına kadar irdelenerek olayın vahameti üzerine yorumlar yapıldı.
Başbakan ve Bakanlar şehit cenazelerine katıldı, şehit aileleri ile kamuoyunun yüreklerindeki acıyı paylaşmaya çalıştı.
Sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den şehit edilen Mehmetçik ve karakol baskını hakkında bir açıklama; “Teröristlere yataklık yapanlara hesap sorulacaktır”
Yani bir nevi hükümet zevatları halkın içine indi.
Zirvedeki gelişmeleri yakından takip edenleri ise birbirine bağlı olmadığı sanılan gelişmeler ister istemez düşündürüyor insanı.
Biliyorsunuz Ramazan ayının gündemine “Deniz Feneri yolsuzluğu” oturmuştu.
Öyle ki, devletin zirvesindeki Başbakan dahil önemli isimlerin bir bölümünü de içine alan gelişmeler kamuoyunu epeyce rahatsız etti.
Elbette adı karışan zevatlarda bu durumdan rahatsız oldu.
Düşün bir kere, bir tarafta Zahit Akman hadisesi, bir taraftan Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP’li Dengir Fırat arasındaki yolsuzluk düelloları, diğer yanda ise CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’
ın Başbakana yaptığı açık oturum çağrısı.
İşte tam bu hengamenin cereyan ettiği, hükümetin zirvesindeki isimlerin kamuoyundaki maskeleri düşmeye başladığı bir sırada gündem hop diye gedişti ve Türkiye’nin dikkatleri Deniz Feneri yolsuzluğundan kurtuldu, Hakkari Şemdinli baskını ve beraberinde verdiğimiz 15 şehidimizin üzerine yoğunlaştı.
Bu bir tesadüf mü acaba diyeceğiz ancak, Türkiye’nin geçmişine baktığımızda zihinlerimiz karışmıyor değil.
Çünkü, AKP hükümeti kuruldu kurulalı hep öyle olmuştur.
Ne zaman Mecliste veya dış politikada önemli kararların arifesine girilmiş, Türkiye’nin gündemi aniden değişmiştir.
Düşünün bir kere, hükümet meclisten aldığı yetki ile Türkiye’de çetin bir kara kış yaşanırken, Kuzey Irak’a girilip terörist temizliği yapılmadı mı?
Medya yapılan operasyonları dakika dakika kamuoyuna duyurmadı mı?
Peki, hemde gündüz gözüne 100-200 terörist elini kolunu sallaya sallaya merkeze girip ellerindeki ağır silahlar ile nasıl karakol basar?
Bu cesareti nasıl kendilerinde görebilirler?
Hadi kimse görmeden geldiler karakola baskın yaptılar.
Peki, nasıl az bir zaiyat ile oradan çıkabilir?
Akıllara getirmek bile zul veriyor inanın.
Acaba diyorum, bu baskın ABD’nin eş başkanını kurtarmak ve kamuoyu baskısı ile yıpranmasının önüne geçmek üzere dış güçlerin planlayıp düğmeye bastığı bir operasyon mu diye?
Kaldı ki, geçen kıştan iyi biliyoruz.
Hani Kuzey Irak’ta terörist temizlenmişti?
Nerden çıktı bu it sürüsü?
Cumhurbaşkanının sözleri yenilir yutulur gibi değil.
Kesinlikle katılıyorum.
“Teröristlere yataklık edenlere kesinlikle hesap sorulmalıdır”
Yüreğimizdeki acı, anne ve babaların gözyaşları birazda olsa ancak bu şekilde dinebilir.
Deniz Feneri unutulur mu artık orasını bakıp göreceğiz.