Peki, Sarıgül’ün DSP Genel Başkanı olmasıyla birlikte, CHP’deki kavgalı partililerin DSP’yi tercih etmesi bu partiyi büyütecek mi?
İkinci bir konu ise DSP veya Sarıgül gerçek manada Türk solunu temsil edecek mi?
Bu sorulara aslında CHP’nin ne zaman erimeye başladığını teşhis etmekle yanıt bulanabileceği kanaatindeyim.
Öncelikle adı konmalıdır ki, CHP’deki erime parti içi demokrasinin zaafa uğraması, kişi haklarının ihlali ve seçmen iradesine konulan baskı ile başladı.
Bu süreç devam etti ve liderin daha kolay bir seçim kazanabilmesinin önünü açmak üzere çarşaf liste sistemi ortadan kaldırıldı.
Eş, dost, akraba, hısım yöntemiyle yönetim ve delegeler şekillenmeye başladı ki, CHP’deki asıl rahatsızlıkta işte buradan başladı.
Tabanın ne söylediği veya istediğine değil, yetkiyi elinde tutan liderin ne istediğine endekslendi parti.
Hal böyle olunca da, CHP tabandan uzaklaştı ve ana muhalefet olmaktan bir türlü kurtulamadı.
Bugün esasen CHP’de bunun sancısı çekiliyor.
Rahatsızlık gerçekten küçümsenecek ölçüde değil.
Çünkü, iktidara oynuyorsunuz(!) ama altınız boş.
Bu bir.
İkincisi; Hepimiz de iyi biliyoruz ki, kavgalı partililerin başka bir partiyi tercih etmesi o partinin büyümesini sağlamayacağı gibi, katıldıkları partide de kavga ortamı yaratacağı düşünülebilir.
Ancak bu noktada da işin temeline inmek gerekiyor.
CHP’den kopanların veya kopmaya hazırlan seçmenin, öncelikle yaşadıkları gruplaşma veya kavgadan kaçmayla alakalı olmadığını anlamak lazım.
CHP’den kaçışın temelinde parti içi demokrasinin olmayışı ve kişisel iradeye konulan baskıdan kaynaklandığını bilmeliyiz.
Bu görüşler çerçevesinde CHP’den vazgeçip DSP’ye başlayacak yöneliş kesinlikle DSP’yi güçlendirecektir diyebilirim.
Yani sözün özü, lider vasfı olarak Sarıgül DSP’yi sürükleyici bir isim olarak gözüküyor.
En azından Türk halkının aradığı lider vasfına uygunluğu tescil edilir, parti içi demokrasi ve haklar da verilir ise DSP’nin büyümemesi için hiçbir nedenin olamayacağını düşünmek gerekiyor.
Tabi mesele bununla da bitmiyor.
Özellikle teşkilatlarda yaşanacak iki parti arasındaki geçişlerle birlikte oluşacak yeni istemde defaten CHP’de yaşanan rahatsızlıklar belirlenmek suretiyle bu rahatsızlıkların DSP’de yaşanmasının önüne geçilmesi zorunludur.
Ancak bu şekilde bir düzenleme ve anlayış ile DSP’nin siyasi geleceğinin sağlam temeller üzerine kurulacağı söylenebilir.
Yani çarşaf liste sistemi benimsenmesinin yanı sıra, parti içi demokrasi, eş, dost, hısım, akraba üzerine kurulu bir delege sisteminden uzak durulmalıdır.