Önceki görev yaptığım okullardan birisindeydi. O yıl ikinci sınıfı okutuyordum. Bir gün nazenin ve alıngan bir kız öğrencim yanıma gelerek üzgün bir şekilde;
" Öğretmenim, arkadaşım siz fakirsiniz, biz zenginiz diyerek bana cay yapıyor." dedi. Ben de ona; ’’ Sen fakir değilsin ki, sen de çok zenginsin.’’ dediğimde, şaşırarak;’’ Ama bizim hiç paramız yok, biz zengin değiliz ki.’’ demişti. Ben de ona;
’’ Zengin olmak demek, illa ki paran olacak demek değildir. Senin gören iki gözün, duyan iki kulağın, tat alan ve konuşan bir dilin, seni taşıyan ayakların, her işini gören iki elin, her şeyi anlamanı sağlayan bir aklın ve düzenli olarak çalışan sağlıklı daha birçok organın var. Sen sağlıklı bir vücuda sahipsin. Sana dünya kadar para verseler, gözünün bir tanesini verir misin?’’ demiştim. O da; ’’ Hayır, vermem.’’ demişti, karşı çıkarak. Ben de;
’’ Bak işte, senin bir gözün bile dünyadan daha değerli. Demek ki sen tek başına bile çok zenginsin.’’ demiştim. Öğrencim bu konuşmamızdan çok mutlu olmuştu. Sevinerek yanımdan ayrıldı.
Öğrencim, bu konuştuklarımızı akşamleyin ailesine anlatmış. Öğrencimin babası ve annesi ertesi gün okula gelip kızlarına anlattıklarımın ne kadar etkili olduğunu, kızlarının bu anlatılanları ne kadar çok benimsediğini söylediler. Kızlarının ne kadar çok mutlu olduğunu anlattılar. Kızlarına söylediklerim için bana da teşekkür ettiler. Gerçekten de bu öğrencim o günden sonra alınganlığını bırakmıştı. Küçük şeylerden bile mutlu oluyordu.
Şimdi biz de kendimizi bir düşünelim. Kendimize ve çevremize bir bakalım. Sadece sağlıklı bir vücut olarak değil az veya çok çeşitli nimetlerle donatıldığımızın farkında mıyız? Bu nimetlerin kıymetini biliyor muyuz? Bu nimetleri bize karşılıksız olarak verene teşekkür ediyor muyuz?
Peygamber efendimiz bir hadisi şerifte;’’ Beş şey gelmeden önce, beş şeyin kıymetini biliniz: Hastalık gelmeden önce sağlığın, yaşlılık gelmeden önce gençliğin, yoksulluk gelmeden önce zenginliğin, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin, ölüm gelmeden önce hayatın.’’ buyurmuşlardır.
İşte, bize düstur olacak bir söz. Peygamber efendimizin bu sözünü birkaç kere okuyalım ve iyice anlayalım. Kalbimize ve beynimize silinmeyecek şekilde yazalım.
Biz; parasını har vurup harman savuran hovardalar, malının bitmeyeceğini zanneden müsrifler, kendini erişilmez ve eşsiz sanan benciller, ne oldum delisi olan şımarıklar gibi davranmayalım. Nimetlerin kıymetini, bu nimetler elimizden gitmeden önce bilelim.
Sonradan pişman olmanın hiç kimseye faydası yoktur.