Çocuklar bizim en değerli varlıklarımızdır. Gözlerinde ki bir gülümseme, kazandıkları ufak bir başarı bizi bambaşka dünyalara götürebilir. Doğdukları andan itibaren bizden parçalar taşıyan bir eserdir o ufacık bedenler… Büyümelerini takip eder, onları hayran hayran izleriz. İlk ‘baba’ ilk ‘anne’ demeleri yankılanır kulaklarımızda yıllarca. Peki ya diyemezse? Ya da ilerleyen yaşlarda konuşmasında aksama, tekrarlama, hece-ses yutma gerçekleşirse?
Her aşamanın kusursuz ilerlemesini bekleyen ebeveynler için bir yıkım gibi görünebilir; çocuğunun diğerleri kadar rahat iletişim kuramaması, konuşmakta zorlanması… Ama paniğe kapılmamalı ve uzman bir psikologdan danışmanlık istenmelidir. Aksi takdirde ‘konuş oğlum’ , ‘düzgün seslendir kelimeyi kızım’ gibi panik halinde yapılan uyarılar çocuğunuzun içe kapanmasına ve konuşma bozukluğunun daha da ilerlemesine neden olacaktır. Ve gün geçtikçe tedavi zorlaşacaktır. Böyle büyüyen çocuklar yetişkinliğe adım atma aşamasında hep biraz daha geride kalacaklardır.
Sevgili anne babalar,
*ses ve hece yinelemeleri
*sesleri uzatma
*ünlemler
*sözcüklerin parçalanması (sözcük içinde ara verme)
*dolambaçlı yoldan konuşma, söylenmesi sorunlu sözcüklerin yerine başka
sözcükleri kullanma (sandalye demek yerine oturulacak yer demek)
*sözcükleri aşırı bir fiziksel gerginlikle söyleme
*tek heceli sözcük yinelemeleri
Çocuklarınızda bu maddelerden herhangi birinin olup olmadığını incelemelisiniz. Kekemeliğin kesin nedeni bilenememektedir fakat stresli durumlarda artış gösterdiği gözlenir.
Daha sosyal ve kendini doğru ifade edebilen bireyler yetiştirmek hepimizin hayalidir. Sevgili anne babalar konuşma bozukluklarının tedavisi mümkündür… Yukarıda ki maddelerden herhangi biriyle karşılaştığınızda mutlaka bir uzmanla görüşünüz, tedaviyi ertelemeyiniz…
Psikolog
Tuğba Kaplanhan