Hani duymuşunuzdur, Deniz Fenerinin trilyon davasını ortaya çıkaran Hürriyet Gazetesi sahibi Aydın Doğan ile Başbakan arasındaki çatışmadan bahsediyorum.
Deniz Feneri yolsuzluğu mu desem yoksa trilyon davası mı desem adını koyamadım ama bu olayın içinde bazı Kırıkkalelilerin de adı geçiyormuş.
Neyse biz asıl konuya gelelim.
Bu karmaşa ve sıkıntı içinde geçtiğimiz günlerde Başbakan Tayip Erdoğan, Makimsan işletmesinin konuğu olarak geldiği Kırıkkale’de iftar açtı.
Başbakan’ın gelişi önceden duyulmuştur mutlaka.
İl Başkanı Nuh Dağdelen, Vali M.Bahrettin Demirer, bazı Belediye Başkanları ile Emniyet Müdürü’de katılmış iftara.
Yalnız orda olması gereken ancak bulunmayan bir tek Belediye Başkanı Veli Korkmaz yokmuş.
Politika çevrelerinde sonradan konuşulanlara bakılacak olursa Veli Korkmaz’ın iftara katılmaması epeyce dikkat çekmiş.
Bu durum siyasi çevrelerin kafasını da karıştırdı.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Başbakan’ın katıldığı bir iftar yemeğine Veli Korkmaz’ın katılmaması farklı düşüncelerin doğmasına neden oldu diyebilirim.
Bunların başında ise, Başbakan’ın yerel seçimde Veli Korkmaz’a pek sıcak bakmadığı geliyor.
İkincisi, su birliği üyesi ilçe Belediyelerin borçları nedeniyle sularının kesilmesi yüzünden Başbakan’a yapacakları şikayet sırasında, Korkmaz’ın Başbakan’ın yakınında bulunmak istemeyişidir.
Nitekim iftar yemeğinde Keskin Belediye Başkanı Yahya Ucaçelik’in, Veli Korkmaz’ı Başbakana şikayet etmesi bunun en bariz göstergesi olmuş ve bu yöndeki düşünceyi desteklemiştir.
Elbette ki, insanların kafasındaki düşünceyi okumak mümkün değil.
Başbakan’ın Kırıkkale için neyi ve kimi düşündüğünü de bilemeyiz.
Fakat iftar yemeğinde Keskin Belediye Başkanı Yahya Ucaçelik’in Korkmaz’ı şikayetinin ardından “Gereğini yapın” yönündeki talimatının ne getirip ne götüreceğini gerçekten bilmeyi çok isterim.
Özellikle Ucaçelik’in Korkmaz’ı şikayet ederken “Keskin susuzluktan kırılıyor. İnsanlar temizliğin yapamaz hale geldi. AKP Keskin’de büyük oy kaybına uğradı. Bunun cevabını ben veremem” şeklindeki serzenişi üzerine “gereğini yapın” talimatı nasıl anlaşılmalı bilmiyorum.
Acaba diyorum Korkmaz da orada olmuş olsaydı Başbakan ile arasında nasıl bir diyalog yaşanacaktı?
Kim bilir, Veli Korkmaz’ın mazereti vardı.
Ancak hiçbir mazeretin Başbakan’ın katıldığı bir iftara katılmamasını gerektirecek oranda özel olacağını düşünmek sanırım bir siyasi için yersiz bir düşünceden ibarettir.
Netice itibarıyla Tayip Erdoğan Kırıkkale’ye geldi, iftara katıldı ve gitti.
Bir çok kişi memnun oldu eminim.
Emin olduğum bir başka husus ise Kırıkkale’deki iftarın faturası Başkan Veli Korkmaz’a çıkacak.