Yanımızdaki bir köylü Özal’ı övüp dururken, Bakkal Yaşar beş senedir rahat olup olmadığını sordu.
Adam başladı geçmişte çektiklerini anlatmaya.
Sonra bana döndü Yaşar abi, bir kıssa anlattı, onu sizinle paylaşmak istiyorum.
Bir adam, yörenin en meşhur bilgesine varıp dert yanıyor.
“Gurban olduğum, tek odada altı baş horantayız, dirlik düzen yok, ev yapsam param yok, benim için son çare seni gösterdiler. Sen ne dersen yapacağım” der.
Bilge adam kabul eder ve ilk emri verir.
“İneğin, danan var mı?”
“Eh, elinizin artığı var birkaç tane”
“Onları getir, odanın bir tarafına bağla”
Adam deneni tutmuş, ahırdaki ineği danayı odanın bir tarafına sıkıştırmış.
Ama sabaha kadar mübarekler ortalığı berbat etmiş.
Çoluk çocuk boh sidik içinde kalınca koşmuş bilgenin yanına…
“Nasıl?” demiş bilge.
“Gurban olduğum ortalık mezbele oldu, rahat yok, başka ne yapayım?”
“Eşek var mı?”
“Var”
“Onu da ineğin yanına bağla”
Gider çaresiz, bağlar eşeği de ineğin yanına.
Sabaha kadar inekler, danalar, eşek, böğüre anıra dirliğin içine eder.
Tekrar koşar varır huzura.
“Gurban olduğum bu gün daha kötü, başka yapacağım bir şey?”
“Tavuk, cücük, ördek, kaz ne varsa onları da getir, koy içeri” der.
“Eyvallah, ama bu da çare olmazsa ?”
“Yarın son çareyi söylerim”
Adam kümeste ne varsa odaya kapatmış.
Gürültünü, zırıltının içinde ördek kaz, yatakların üzerinde gezerken bebe belik yorganın altında sabahı zor ederler.
Adam isyanda, ama karşısındaki son sözü söyleyecek.
Son çare için adamın yanına koşarak varır, uzaktan bağırır.
“Son çare, son çare, nedir son çare. Söyle, çatlayacağım”
“Hepsini birden dışarı çıkar” der.
Adam koşar adım gider eve, odadaki ineği, danayı, eşeği, sıpayı, tazuğu, ördeği kazı dışarı çıkarır.
Geriye çekilir ve şükreder Allah’a “Ohh be, Allah razı olsun, iyi ki söyledi dünya varmış” der.
İçeri girer hanımına “akıl akıldan üstündür, bak adam bizi malamatlıktan kurtardı” diye havasını da atar.
Bakkal Yaşar “hoca, bu milletin canına tükürenler bu mantıkla tükürüyor.”
Adam beş sene ekmeğe muhtaç olmuş, rezil olmuş, ama seçim ağzı yapılan bir iyileştirme ile tekrar gidip oyunu verecek kadar akıllı (!)
Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür, der Ziya Paşa.