Öğrenciler koşarak geldiler okula. Uzun bir tatilin ardından arkadaşlarına ve öğretmenlerine özlemle kavuştular. Yeni başlayanların ürkek bakışları ile bir üst sınıfa geçenlerin bilmiş tavırları birbirine karışıyor. Yeni başlayan öğrencilerin velileri bile heyecandan yerlerinde duramıyorlar. Hele ilk defa veli oluyorsa heyecan daha da artıyor. Okul bahçelerinde tatlı bir telaş var ki sormayın.
Çocukları anlamak için çocuklar gibi düşünmek gerekiyor. Siz onların dünyasına girebilseniz; o kadar içten ve samimi seviyorlar ki şaşırıp kalırsınız. Onların sevgileri ve duyguları bozulmamış. Herkese ve her şeye sevgiyle bakıyorlar. Onlar için sevgi dışında başka bir duygu henüz yok. Bizim vazifemiz bu güzel duyguları geliştirmek ve yok olmayacak şekilde yüreklerine perçinlemek. Onlar sevgi için sevgiyle büyüyecekler.
Oyun oynarken, konuşurken, gülerken, ağlarken doğal davranıyorlar. Büyük-küçük bütün insanlara art niyetsiz ve ön yargısız yaklaşıyorlar. Kendileri doğal davrandığı için sizden de aynı doğallığı istiyorlar. Çok küçük şeylerle mutlu olmasını biliyorlar. Aferin demek, saçını okşamak, gülümsemek, yürürken ellerinden tutmak onlar için dünyanın en büyük mutluluğudur. Onları, kendi aralarında oynarken, konuşurken, çalışırken uzaktan seyredin. Onlarda kendi çocukluğunuzu bulacaksınız. Onların yaptıklarını hoş göreceksiniz. Onlarla oynayıp eğleneceksiniz.
Bu çocuklarımız yani öğrencilerimiz bizim her şeyimiz. Onlar bizim yarınlarımız, umutlarımız ve geleceğimizdir. Onların küçük bedenlerine bakıp da onları küçümsemeyin. Onların o küçük bedenlerinin içinde kocaman bir yürekleri var. O yüreklerinde herkese yer vardır. Onlar sevgiyi, kardeşliği, barışı ve huzuru dünyaya egemen kılmak ve bu güzellikleri ölümsüzleştirmek için büyüyorlar. Karanlıkları ve bütün kötülükleri gözlerindeki ışıkla boğmak için gelişiyorlar. Onlar, herkes eşit olsun istiyorlar. Sen-ben, biz-siz kavgası olmasın istiyorlar. Dünyadaki savaşlar bitsin, çocuklar ve yetişkinler bir hiç uğruna öldürülmesin istiyorlar. Bunların olması için de neler yapmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar. Hiç merak etmeyin sağlam adımlarla geliyorlar. Siz onlara güvenin, yardımcı olun, yol gösterin, rehber olun.
Biliyorlar ki güç bilgidedir. Bilgiye önem verenlerin yükseleceğini, güçlü olacağını, söz sahibi olacağını biliyorlar. Bilginin her şeyin başı olduğunu, temelin sağlam olması için bilgi harcıyla karılmaları gerektiğinin farkındalar. Cahilliğin ise geri kalmanın, ezilmenin, yoksulluğun, mahcubiyetin, yokluğun ve esaretin yolunu açtığının bilincindeler. Onlar tercihini bilgiden, başarıdan, sevgiden ve barıştan yana kullandılar.
Onların yollarındaki engelleri kaldırmak ve onların işini kolaylaştırmak için geç kalmayalım. Bugünden tezi yok hemen başlayalım. Haydi, iş başına arkadaşlar! Çocuklarımız ve geleceğimiz için ter dökmeye.