22 Mayıs 2012 Salı

05.09.2008 00:00:00 2131  defa okundu.

Nalıncı Baba

İşte size çarpıcı bir örnek: Nalıncı Baba

 

Murat Han (III. Murat) o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister, sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:

- Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var?
- Akşam garip bir rüya gördüm.
- Hayırdır inşaallah.
- Hayır mı, şer mi öğreneceğiz.
- Nasıl yani?
- Hazırlan dışarı çıkıyoruz.

Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd’a çıkar, döner Vefa’ya. Zeyrek’ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. Sorarlar “Kimdir bu?” Ahali “Aman hocam hiç bulaşma” derler, “ayyaşın meyhur’un biri işte!”
- Nerden biliyorsunuz?
- Müsaade ette de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz.


Bir başkası; “Biliyor musunuz?” der, “Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısında çalışır, nalının hasını yapar. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcar. Hem şarap taşır evine, hem nerede namlı mimli kadın varsa takar peşine” Hele yaşlının biri çok öfkelidir. “İsterseniz komşulara sorun” der, “Sorun bakalım, onu bir kere olsun cemaatte gören olmuş mu?” Hâsılı mahalleli döner ardını gider. Tam Vezir de toparlanıyordur ki padişah önünü keser.
- Nereye?
- Bilmem. Bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.
- Millet bu, çeker gider. Kimseye bir şey diyemem. Ama biz gidemeyiz. Öyle veya böyle tebaamızdır. Defnini tamamlasak gerek.
- İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden.
- Olmaz. Rüyadaki hikmeti çözemedik daha.
- Peki, ne yapmamı emir buyurursunuz?
- Mollalığa devam. Naaşı kaldırmalıyız en azından.
- Aman efendim. Nasıl kaldırırız?
- Basbayağı kaldırırız işte.
- Yapmayın etmeyin sultanım, bunun yıkanması paklanması var. Tekfini, telkini...
- Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasilhane bulmalıyız.
- Şurada bir mahalle mescidi var ama...
- Olmaz. Vefat eden sen olaydın nereden kalkmak isterdin?
- Ne bileyim Ayasofya’dan, Süleymaniye’den. En azından Fatih Camii’nden.
- Ayasofya ile Süleymaniye’de devlet erkânı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih Camii’ni iyi dedin. Haydi yüklenelim.

 

Siyavuş Paşa sağa sola koşturur kefen, tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa. Usulünce bir güzel yıkarlar ki naaş ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur aydınlanır alnında. Yüzü şakilere benzemez. Hem manalı bir tebessüm okunur dudaklarında.
Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin ona keza. Meçhul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine hayli vardır daha. Bir ara vezir sıkıntılı bir şekilde yaklaşır “Sultanım” der, “yanlış yapıyoruz galiba”
- Nasıl yani?
- Heyecana kapıldık, cenazeyi sorup araştırmadan getirdik buraya, Kim bilir hanımı vardı belki, belki de yetimleri?
- Doğru. Öyle ya. Neyse, sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim.

Vezir cüzüne, tespihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur, nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler, sanki bu vefatı bekler gibidir. “Hakkını helal et evladım” der, “Belli ki çok yorulmuşsun.” Sonra eşiğe çöker ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar. Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, belki hatıralara dalar. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından. “Biliyor musun oğlum?” der, “Bizim efendi bir âlemdi vesselâm. Akşamlara kadar nalın yapar, ama birinin elinde şarap şişesi görmesin, elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helâya.”
- Niye?
- Ümmet-i Muhammed içmesin diye.
- Hayret.


Sonra malum kadınların ücretini öder eve getirirdi. “Ben sizin zamanınızı satın aldım mı, aldım” derdi. “öyleyse şimdi dinleseniz gerek” O çeker gider, ben menkıbeler anlatırdım onlara. Mızraklı İlmihal, Hüccet-ül İslâm okurdum.
- Bak sen! Millet ne sanıyor hâlbuki.
- Milletin ne sandığı umurunda değildi. Hoş, o hep uzak mescitlere giderdi. “Öyle bir imamın arkasında durmalı ki” derdi, “tekbir alırken Kâbe’yi görmeli.”
- Öyle imam kaç tane kaldı ki şimdi.
- İşte bu yüzden Nişanca’ya, Sofular’a uzanırdı ya. Hatta bir gün “Bakasın Efendi!” dedim,
“Sen böyle işler yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. İnan cenazen kalacak ortada”.
- Doğru öyle ya?
- “Kimseye zahmetim olmasın!” deyip mezarını kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. “İş mezarla bitiyor mu?” dedim. “Seni kim yıkasın, kim kaldırsın?
- Peki, o ne dedi?
- Önce uzun uzun güldü, sonra “Allah büyüktür hatun” dedi, “Hem padişahın işi ne?”


İşte Nalıncı Baba o adsız sansız Allah dostlarından biridir. Asıl adı, Muhammed Mimi Efendidir. Bergamalıdır. 1592 yılında vefat etti. Cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü ve mübareği evine defnetti. Kabri üzerine bir kubbe, önüne bir çeşme koydurdu. Dahası bir tekke ile yaşattı adını.
Türbesi Unkapanı’nda, Cibali tütün fabrikasının arkasında, Haraçzade Camii karşısındadır.

 

                                                                                                               

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Renklerle Köşe Kapmaca - 16 Mayıs 2012 Çarşamba 08:00
İl Halk Kütüphanesi - 30 Nisan 2012 Pazartesi 08:30
Peygamber Efendimiz - 16 Nisan 2012 Pazartesi 08:56
Ömür Dediğin - 02 Nisan 2012 Pazartesi 00:06
Şeytana Sormuşlar - 16 Mart 2012 Cuma 01:13
Bir Yastıkta Kırk Yıl - 05 Mart 2012 Pazartesi 00:27
BİR YILDA KAÇ HAFTA VARDIR? - 09 Şubat 2012 Perşembe 13:07
SÖZÜM MECLİSTEN DIŞARI - 25 Ocak 2012 Çarşamba 12:31
Keşke - 09 Ocak 2012 Pazartesi 00:53
Beynini dünyanın sıkıntıları ile doldurup taşıranlara kısa bir öykümüz olacak. - 20 Aralık 2011 Salı 11:47
Hazreti Hüseyin(ra) ve Kerbela - 05 Aralık 2011 Pazartesi 00:22
KAHROLASICALAR - 20 Ekim 2011 Perşembe 11:16
Belediye Başkanımıza Açık Mektup - 04 Ekim 2011 Salı 08:18
ÇOCUĞUNUZUN NE OKUDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ? - 15 Eylül 2011 Perşembe 11:18
KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİK - 17 Ağustos 2011 Çarşamba 00:40
Afrikalı Bir Çocuktan Mektup Var - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 04:34
ÖZ ELEŞTİRİ - 04 Temmuz 2011 Pazartesi 08:13
Kararsız Mısınız? - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 00:51
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU - 10 Mayıs 2011 Salı 00:11
NİYETİNİZ GÜZEL OLSUN - 23 Nisan 2011 Cumartesi 17:57
Körü Körüne Aşk - 08 Nisan 2011 Cuma 23:47
HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK? - 24 Mart 2011 Perşembe 10:16
Vay Mübarek Vay - 12 Şubat 2011 Cumartesi 00:23
Başarılı Olmanın Doğru Yolu - 24 Ocak 2011 Pazartesi 23:26
Müzik Ruhun Mu, Şehvetin Mi Gıdası? - 22 Aralık 2010 Çarşamba 23:11
Öğrenci Mi, Militan Mı? - 07 Aralık 2010 Salı 23:41
Keşke - 13 Kasım 2010 Cumartesi 23:53
Hasan Naci Bulut - 27 Ekim 2010 Çarşamba 22:53
Ucuz Kahramanlar - 13 Ekim 2010 Çarşamba 00:17
Yapıcı Eleştiri - 01 Ekim 2010 Cuma 16:59
Ne Zaman Adam Oluruz? - 15 Eylül 2010 Çarşamba 00:08
Bitmeyen Buğday - 27 Ağustos 2010 Cuma 17:02
Dua - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 13:35
Duma Duma Dum Ben Okudum - 05 Ağustos 2010 Perşembe 16:08
Takke Düştü Kel Göründü - 04 Temmuz 2010 Pazar 14:08
İsrail'in Temeli Nasıl Atıldı? - 15 Haziran 2010 Salı 10:44
İsrail'e One Minute - 01 Haziran 2010 Salı 16:14
Evet, Hayırlı Bir İş - 18 Mayıs 2010 Salı 10:10
Deniz Baykal'a Yakışmadı - 11 Mayıs 2010 Salı 10:35
Bayram Budur İşte - 04 Mayıs 2010 Salı 09:58
Matematik Ölsün mü? - 27 Nisan 2010 Salı 01:27
Kara Böcükler - 20 Nisan 2010 Salı 00:45
Kocakarı İlaçları - 12 Nisan 2010 Pazartesi 01:19
Nasıl Bir Adalet Ve Hukuk? - 05 Nisan 2010 Pazartesi 10:23
Şike ve Bahis - 29 Mart 2010 Pazartesi 01:06
Babaannem - 22 Mart 2010 Pazartesi 00:52
İstiklal Marşı'mız - 15 Mart 2010 Pazartesi 00:28
Dünya Kadınlar Günü - 08 Mart 2010 Pazartesi 06:21
Emekliler Parkı - 01 Mart 2010 Pazartesi 01:02
Kur’an-ı Kerim Okumak - 22 Şubat 2010 Pazartesi 01:07
Porno mu, Sanat mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 00:55
Direniş mi, Protesto mu, İnatlaşma mı? - 08 Şubat 2010 Pazartesi 00:10
Türkiye'de Hukukçu Olmak - 01 Şubat 2010 Pazartesi 00:29
Sigara Yasaklı, Peki Ya Alkol? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 00:57
RAMAZAN'A DAİR HOŞ BİR TEBESSÜM - 31 Ağustos 2009 Pazartesi 02:42
Çok Güzel Hareketler Bunlar - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Suyu Ne Kadar Tanıyorsunuz? - 03 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Belediyenin Halk Ekmeği - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Dumansız Hava Sahası - 20 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe'mize Sahip Çıkalım - 13 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
İkinci Yılın İlk Yazısı - 06 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Akıllı İşaretler - 29 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Çocuğunuz Başarılı mı? - 22 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Kırıkkale'mizin Yağmur Çilesi - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Üçüncü Sayfa Haberleri - 08 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe Olimpiyatları - 31 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Guantanamo - 25 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Bilmemek Ayıp Değil, Öğrenmemek Ayıp - 18 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Fevzi Başkentli - 10 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Yalçın Özer - 08 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bayram Bunun Neresinde? - 03 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Size Hiç Çıktı mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Ağzı Olan Konuşuyor - 20 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Benim Yazımı da Protesto Eder misiniz? - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Muhsin Yazıcıoğlu - 06 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Tekere Çomak Sokmak - 30 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Seçimi Kazanacak Adayların Kulağına Küpe - 23 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Anlatılması Zor Bir Destandır Çanakkale - 16 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Allah'ın Habibi, Bizim Efendimiz - 09 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Onunla Buluşmaya Hazır mısınız? - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Korkuyla Bekleriz - 23 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Sevgili Nedir, Ne Değildir? - 16 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Söz Söylemeden Önce - 09 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Mahalle Baskısı (!) - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Ayşeler - 26 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
İstiklal'den Gazze'ye Yardım Eli - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Gazze'de Ölen İnsanlık - 18 Ocak 2009 Pazar 00:00
Filistin'de Çocuk Olmak - 12 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Filistin ve Gazze - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
ASLANIN ADALETİ - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Mevlana'yı Anlamak - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
İnsan Sevgisi - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Kurban ve Takva - 08 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Pompalıyorum - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Eğitimin Neferi - 24 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Satranç - 17 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
NE MUTLU Kİ BANA BEN BİR ÖĞRETMENİM - 03 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
KÜRESEL DOLAR - 27 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Allah Dostlarına İftira - 20 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
TERÖRE DAİR - 13 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Kanaat Etmek - 03 Ekim 2008 Cuma 00:00
Kul Hakkı - 26 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nimeti Bilmek - 19 Eylül 2008 Cuma 00:00
Çocuk - 12 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nalıncı Baba - 05 Eylül 2008 Cuma 00:00
Sultan Geldi - 29 Ağustos 2008 Cuma 00:00
BİR İÇİM SU - 22 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ÖRF MÜ, FLÖRT MÜ? - 15 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ERGENEKON - 08 Ağustos 2008 Cuma 00:00
TERÖR - 01 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ONLAR BİZİM HER ŞEYİMİZDİ - 25 Temmuz 2008 Cuma 00:00
YAZAR MISINIZ? - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
KENE - 11 Temmuz 2008 Cuma 00:00
Siz de Gayet Rahatsınız - 05 Temmuz 2008 Cumartesi 00:00