Birincisi il oluşumuzu simgeleyen, sayın Fikret Güven’in vali olarak atandığı gündür.
İkincisi, Kırıkkale’nin yüzlerce ötedeki bir depremle bile nasıl etkilendiğinin anlaşıldığı gün…
Bu gün her ne kadar şenlikler yapılarak il olmamızın keyfi çıkarılmaya çalışılıyprsa bile, ikinci mesele bence daha önemlidir.
Bu gün türkülül şarkılı proğramların, belli kişilerin hava atmalarının dışında Kırıkkale ve Deprem Gerçeği konusunda akademik bir çalışmanın olmasını çok isterdik…
Kırıkkale birinci derece deprem bölgesidir.
İnternetteki afet İşleri ve diğer kurumların sitelerine girildiğinde mesele daha berrak görülmekte ve korkutmaktadır.
Çünkü Karadeniz fay hattı Amasya Çorum üzerinden Kırıkkale’nin ortasından geçmektedir.
Kırıkkale zemin olarak eski bataklık üzerine kurulmuş, önemli bir bölümünün gevşek zemin olduğu bilinmektedir.
Üstelik Keskin, Karakeçili ve Bahşılı gibi işlek hatlarında kesişme noktasındadır.
Yani Kırıkkale ülkenin en önemli deprem bölgelerinin arasında yer almaktadır.
İl olan Kırıkkale, yapılaşma yönüyle maalesef bu konuda kördür.
Tehlikeyi görmemektedir ve önemsememektedir.
Bilhassa belediyeler bu konuda gayri ciddi bir uygulamanın içindedir.
Geçen yıl şehrin etrafında dolgu toprak zemin üzerine benzinliklerin yapıldığını, yüksek katlı binaların yapıldığını gündemeime aldım.
Aradığım belediye başkanının bana verdiği cevap çok ilginç ve iğrenç idi.
Belediye başkanı “adamın yeri, yapar kardeşim” cevabını verdi.
Köşemde yazdım ve sayın valimiz ilgili yerlere yazılar yazdırdı.
Bayındılık kendi alanlarının dışında olduğunu, belediyeler kendi alanlarının dışında olduğunu beyanla işin içinden çıktılar.
Ama ben Düzce depreminde gevşek zemin üzerine yapılan benzinliğin açtığı felaketi gördüm, elbette duamız; Allah korusun…
Allah için dikkatlice bakın, gevşek zeminler üzerine verilen katları görürsünüz.
Uzun yıllar oturulamaz raporu ile bekletilen binaların işletildiğini görürsünüz.
Kaçakkatları görürsünüz.
Belediye ve bayındırlık Müdürlükleri arasındaki görev kargaşasından istifade eden çeteleri görürsünüz.
En pis kokuların buralardan geldiğini hissedersiniz, tabii ki burnunuz hassasiyetini koruyorsa.
Gidin bakın çoğu binaların yola tecavüzlerini, ciddi manada korunmalı sığınakşlarının, kapalı veya açık park alanlarının olmadığını görürsünüz.
Bunlar torpil ya da rüşvetin peydahladığı piçlerdir.
Ne olur, Allah aşkına biraz dikkat edin.
Kim nerede nasıl yaşar bilemezsiniz.
Belki o çürük binalarda deprem ve felaket anında sizin çocuklarınız kalacaktır.
Ama Allah huzurunda size, yani yetkili ve sorumlulara bnun hesabını soracaktır.