Hemen, hemen biz yaşlarda....Aynı yılların, aynı dönemlerin çocuklarıyız, yani bizim devremizin, bizim dönemimizin çocuklarından bir tanesi....Türkiye’nin yokluğunu, yoksulluğunu iliklerine kadar oda bizim gibi yaşamış birisi...Onun Gaziosmanpaşa’da yaşadığı çocukluğunda, gençliğinde yaşadığı benzer hal ve ahvalleri bizlerde Kırıkkale’ de yaşamışız...
Bunu nerden mi? anlıyoruz, Gaziosmanpaşa Belediyesine aday olduğunda hazırlattığı web sayfasında anlattığı hayat hikayesinden anlıyoruz....İşletme fakültesi mezunu, sigorta şirketi sahibi...Bizde işletme mezunuyuz ve sigorta acentiliği yaptık bir süre, futbol ise bizim çocukluğumuzun en büyük, en zevkli oyunu hatta tutkusuydu....tozlu, topraklı boş arsalarda kendimizden geçercesine oynadığımız futbol maçları....Soylu’nun da Çocukluğu tozlu, topraklı boş arsalarda futbolla geçmiş, Gaziosmanpaşa futbol kulübünün alt yapısında uzun süre futbol oynamış..
Süleyman Demirel kadar hitabeti yüksek olan, vizyon, misyon sahibi bir insan...Recep Tayyip ERDOĞAN kadar dik duruşlu, tabandan gelen, demokrat, sonuna kadar sandığa inanan, sandıktan çıkacak olana razı gelen, halkın çoğunluğu ne derse, ne isterse ona saygı duran, dürüst, yalın, halkın içinde olan birisi...Bu özellikleriyle bir çok kesimce R.Tayyip ERDOĞAN’a benzetiliyor...
Siyasete çok genç yaşlarda başlıyor...18 yaşında gençlik kolları başkanı oluyor.25 yaşında İstanbul Gaziosmanpaşa İlçe başkanlığı seçimlerine girerek Türkiye’nin en genç İlçe başkanı seçiliyor.1999 yılı yerel seçimlerinde Belediye Başkanı adayı oluyor ancak seçilemiyor... DYP’ nin İstanbul İl başkanlığı nı seçiliyor...2002 seçimlerine kadar İl başkanlığına devam ediyor....Evli bir çocuk babası olmakla birlikte İngilizce ve Almanca biliyor....
Gaziosmanpaşa’ya Belediye başkanı adayı olduğunda web sitesinden şöyle sesleniyordu;
‘’Doğduğum ve çocukluğumun geçtiği taşlı sokakları hatırlıyorum. Sarıgöl' deki okuluma giderken arkamdan vuran o sert rüzgarı, çete çocukları cebimizdeki o küçücük harçlığımız almasınlar diye çorabımızın içine soktuğumuz parayı, bayır sokaklarda top oynarken aşağı yukarı koşan o ufak çocuğa babaannesinin sepetle uzattığı suyu hatırlıyorum. Mahalle bakkalımıza olan sevgimizi ve karnemi alınca bana 2.5 lira pekiyi harçlığı veren Fatma Teyzeyi hatırlıyorum’’
DP genel başkanı Sn.Süleyman Soylu hayat hikayesini ve hedeflerini anlattığı web sitesinde hakkında daha fazla bilgi bulabiliriz, okumanızı tavsiye ederim...İnternette bir küçük araştırma yapmak istedim. ne zaman bir tv proğramında görsem mutlaka hemen tv yaklaşır ne söylüyor, ne anlatıyor dinlemeye anlamaya çalışırım...
Süleyman Soylu bu ifadeleriyle Anadolun
2002 seçimleri sonrası ÇİLLER partiden ayrılınca, Mehmet AĞAR, İlhan KESİCİ yarışında Kesici yi desteklemişti.Ağar kazanınca bir süre geri planda kaldı, kendi işleriyle uğraştı.Desteklediği genel başkan adayı KESİCİ bile CHP yolunu tutmuşken, kendisine tüm partilerden milletvekilliği teklifi gelmesine rağmen o ‘’biz kökten, kökenden Demokrat partiliyiz, bizim başka yerlerde olmamız bize yakışmaz’’ diyerek kendisine milletvekilliği getirecek teklifleri kabul etmiyordu.Eğer ki AK-parti teklifini kabul etseydii, inanıyorum ki bugün partinin en aktif, en önde gelen siyasetçilerden birisi ve belki de bakanıydı...
2007 seçimlerinde Demokrat parti barajı aşamayıp, oy oranı %5 lere düşünce partinin genel başkanı Ağar hemen o gece parti genel başkanlığından ayrıldı.Yapılan kongrede Çağrı ERHAN geride bırakarak 38 yaşında bir büyük mirasın, bir büyük misyonun, oy oranının yüzde beşlerinde altında gezindiği bir ortamda, Ak-parti’nin oy oranının %50 leri aştığı bir zamanda Partinin Genel Başkanlığına seçiliyordu...
Yaklaşık bir yıldır Demokrat Partinin genel başkanı, beyaz atkısıyla, beyaz yürüyüş başladı, ülkemizin her bir yanını dolaşıyor, gittiği illerde sevgiyle, coşkuyla karşılanıyor...Beyaz yürüyüş yada bir başka deyimle ak yürüyüşüne devam ediyor...gittiği yerlerde çocuklarla ilgileniyor, kucağına alıyor seviyor...Vatandaşla teması oldukca iyi, halka dokunuyor, kucaklıyor, ak saçlı ihtiyarlara dedelere, ebelere büyük saygı gösteriyor....Her halinden mütevazi, samimi, sevimli, tertemiz bir adam olduğu belli...Hitabeti yüksek, gürül, gürül konuşuyor derler ya işte öyle konuşuyor...
Ak-partinin kapatılmasını hiçbir zaman istemedi..Lafını eğmeden, bükmeden AK_Parti nin kapatılmasına net bir şekilde karşı çıktı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine meclise girmemekle partinin en büyük yanlışı yaptığını açık bir dille ifade etti.Partinin eski kurtlarının demokrasi aleyhine yapılan açıklamalarını sert bir şekilde eleştirdi.Ve halktan özür diledi...
Ak-Partinin popüleritisinin ve Recep Tayip ERDOĞAN’ın karizmasının, güvenirliğinin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde iktidara gelmesi çok zor gözükse de, gelecek için umut vaat eden, siyasete yeni bir uslup katacak olan Soylu’nun başında olduğu DP’ nin seçimlerde barajı aşması söz konusu olacaktır.Meclise girdiği takdirde mecliste her haliyle kendisini ve partisinin varlığını hissettirecektir.
Geçen günlerde bir yazar ‘’Sarıgül Başbakan, R.Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı ‘’ başlığı ile bir yazı kaleme almıştı.Bu yazının hiçbir cümlesine katılmadığımı ifade etmek isterim.Henüz partisi dahi olmayan birisini Başbakan yapıp, Sayın Başbakanımız ERDOĞAN ise Cumhurbaşkanı yapıvermişlerdi.Aslında bu tür yakıştırmalar taban tabana zıt yakıştırmalar....
Eğer bu tür varsayımlarla hareket edeceksek, gelecekte R.Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olacaksa Süleyman SOYLU Başbakanlığa Sarıgül’ den daha çok yakışacaktır...Ve böyle bir yaklaşım daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.Çünkü her iki partinin ve liderin benzeşen o kadar çok yönleri var ki...
Ülkemizin demokrat, dürüst, halkla barışık, milli ve manevi değerlerle zıtlaşmayan, genç, modern, ilkeli, dik durup, dikleşmeyen, sevgi, saygı, hoşgörü sahibi , halkı milli refaha kavuşturacak ve bunlarla uğraşacak muhalefete ihtiyacı var..İşte tüm bunları karşılamakta muhalefetiyle, iktidarıyla siyasetçinin işi....
Sevgili okuyucularım bu tür duygu ve düşüncelerle DP Genel Başkanı hakkında bir yazı kaleme alarak sizlere tanıtmak istedim...Sayın Süleyman Soylu ‘ya ilimize hoş geldin der, siyasi yaşamında başarılar dilerim...