09 Şubat 2012 Perşembe

20.08.2008 00:00:00 1211  defa okundu.

DP GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN SOYLU

Hemen, hemen biz yaşlarda....Aynı yılların, aynı dönemlerin çocuklarıyız, yani bizim devremizin, bizim dönemimizin çocuklarından bir tanesi....Türkiye’nin yokluğunu, yoksulluğunu iliklerine kadar oda bizim gibi yaşamış birisi...Onun Gaziosmanpaşa’da yaşadığı çocukluğunda, gençliğinde yaşadığı benzer hal ve ahvalleri  bizlerde Kırıkkale’ de yaşamışız...

 

 

 

Bunu nerden mi? anlıyoruz, Gaziosmanpaşa Belediyesine aday olduğunda hazırlattığı web sayfasında anlattığı hayat hikayesinden anlıyoruz....İşletme fakültesi mezunu, sigorta şirketi sahibi...Bizde işletme mezunuyuz ve sigorta acentiliği yaptık bir süre, futbol ise bizim çocukluğumuzun en büyük, en zevkli oyunu hatta tutkusuydu....tozlu, topraklı boş arsalarda kendimizden geçercesine oynadığımız futbol maçları....Soylu’nun da Çocukluğu tozlu, topraklı boş arsalarda futbolla geçmiş,  Gaziosmanpaşa futbol kulübünün alt yapısında uzun süre futbol oynamış..

 

 

 

Süleyman Demirel kadar hitabeti yüksek olan, vizyon, misyon sahibi bir insan...Recep Tayyip ERDOĞAN kadar dik duruşlu,  tabandan gelen, demokrat, sonuna kadar sandığa inanan, sandıktan çıkacak olana razı gelen, halkın çoğunluğu  ne derse, ne isterse ona saygı duran, dürüst, yalın, halkın içinde olan birisi...Bu özellikleriyle bir çok kesimce  R.Tayyip ERDOĞAN’a benzetiliyor...

 

 

 

Siyasete çok genç yaşlarda başlıyor...18 yaşında gençlik kolları başkanı oluyor.25 yaşında İstanbul Gaziosmanpaşa İlçe başkanlığı seçimlerine girerek Türkiye’nin en genç İlçe başkanı seçiliyor.1999 yılı yerel seçimlerinde Belediye Başkanı adayı oluyor ancak seçilemiyor... DYP’ nin  İstanbul İl başkanlığı nı seçiliyor...2002 seçimlerine kadar İl başkanlığına devam ediyor....Evli bir çocuk babası olmakla birlikte İngilizce ve Almanca biliyor....

 

 

 

 Gaziosmanpaşa’ya Belediye başkanı adayı olduğunda web sitesinden şöyle sesleniyordu;

 

 

 

‘’Doğduğum ve çocukluğumun geçtiği taşlı sokakları hatırlıyorum. Sarıgöl' deki okuluma giderken arkamdan vuran o sert rüzgarı, çete çocukları cebimizdeki o küçücük harçlığımız almasınlar diye çorabımızın içine soktuğumuz parayı, bayır sokaklarda top oynarken aşağı yukarı koşan o ufak çocuğa babaannesinin sepetle uzattığı suyu hatırlıyorum. Mahalle bakkalımıza olan sevgimizi ve karnemi alınca bana 2.5 lira pekiyi harçlığı veren Fatma Teyzeyi hatırlıyorum’’

 

 

 

DP genel başkanı Sn.Süleyman Soylu hayat hikayesini ve hedeflerini anlattığı web sitesinde hakkında daha fazla bilgi bulabiliriz, okumanızı tavsiye ederim...İnternette bir küçük araştırma yapmak istedim. ne zaman bir tv proğramında görsem mutlaka hemen tv yaklaşır ne söylüyor, ne anlatıyor dinlemeye  anlamaya çalışırım...

 

 

 

Süleyman Soylu bu ifadeleriyle Anadolun

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2002 seçimleri sonrası ÇİLLER partiden ayrılınca, Mehmet AĞAR, İlhan KESİCİ yarışında Kesici yi desteklemişti.Ağar kazanınca bir süre geri planda kaldı, kendi işleriyle uğraştı.Desteklediği genel başkan adayı KESİCİ bile CHP yolunu tutmuşken, kendisine tüm partilerden milletvekilliği teklifi gelmesine rağmen o ‘’biz  kökten, kökenden Demokrat partiliyiz, bizim başka yerlerde olmamız bize yakışmaz’’ diyerek kendisine milletvekilliği  getirecek teklifleri kabul etmiyordu.Eğer ki AK-parti teklifini kabul etseydii, inanıyorum ki bugün partinin en aktif, en önde gelen siyasetçilerden birisi ve belki de bakanıydı...

 

 

 

2007 seçimlerinde Demokrat parti barajı aşamayıp, oy oranı %5 lere düşünce partinin genel başkanı Ağar hemen o gece parti genel başkanlığından ayrıldı.Yapılan kongrede Çağrı ERHAN geride bırakarak 38 yaşında bir büyük mirasın, bir büyük misyonun, oy oranının yüzde beşlerinde altında  gezindiği bir ortamda, Ak-parti’nin oy oranının %50 leri aştığı bir zamanda  Partinin Genel Başkanlığına seçiliyordu...

 

 

 

Yaklaşık bir yıldır Demokrat Partinin genel başkanı, beyaz atkısıyla, beyaz yürüyüş başladı, ülkemizin her bir yanını dolaşıyor, gittiği illerde sevgiyle, coşkuyla  karşılanıyor...Beyaz yürüyüş yada bir başka deyimle ak yürüyüşüne devam ediyor...gittiği yerlerde çocuklarla ilgileniyor, kucağına alıyor seviyor...Vatandaşla teması oldukca iyi, halka dokunuyor, kucaklıyor, ak saçlı ihtiyarlara dedelere, ebelere büyük  saygı gösteriyor....Her halinden mütevazi, samimi, sevimli,  tertemiz bir adam olduğu belli...Hitabeti yüksek, gürül, gürül konuşuyor derler ya işte öyle konuşuyor...

 

 

 

Ak-partinin kapatılmasını hiçbir zaman istemedi..Lafını eğmeden, bükmeden AK_Parti nin kapatılmasına net bir şekilde karşı çıktı.

 

 

 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine meclise girmemekle partinin en büyük yanlışı yaptığını açık bir dille ifade etti.Partinin eski kurtlarının demokrasi aleyhine yapılan açıklamalarını sert bir şekilde eleştirdi.Ve halktan özür diledi...

 

 

 

Ak-Partinin popüleritisinin ve Recep Tayip ERDOĞAN’ın karizmasının, güvenirliğinin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde iktidara gelmesi çok zor gözükse de, gelecek için umut vaat eden, siyasete yeni bir uslup katacak olan Soylu’nun başında olduğu DP’ nin seçimlerde barajı aşması söz konusu olacaktır.Meclise girdiği takdirde mecliste her haliyle kendisini ve partisinin varlığını hissettirecektir.

 

 

 

Geçen günlerde bir yazar ‘’Sarıgül Başbakan, R.Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı ‘’ başlığı ile  bir yazı  kaleme almıştı.Bu yazının hiçbir cümlesine katılmadığımı ifade etmek isterim.Henüz partisi dahi olmayan birisini Başbakan yapıp, Sayın Başbakanımız ERDOĞAN ise Cumhurbaşkanı yapıvermişlerdi.Aslında bu tür yakıştırmalar taban tabana zıt yakıştırmalar....

 

 

 

Eğer bu tür varsayımlarla hareket edeceksek, gelecekte R.Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı  olacaksa Süleyman SOYLU Başbakanlığa Sarıgül’ den daha çok yakışacaktır...Ve böyle bir yaklaşım daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.Çünkü her iki partinin ve liderin benzeşen o kadar çok yönleri var ki...

 

 

 

Ülkemizin demokrat, dürüst, halkla barışık, milli ve manevi değerlerle zıtlaşmayan, genç, modern, ilkeli, dik durup, dikleşmeyen, sevgi, saygı, hoşgörü sahibi , halkı milli refaha kavuşturacak ve bunlarla uğraşacak muhalefete  ihtiyacı var..İşte tüm bunları karşılamakta muhalefetiyle, iktidarıyla siyasetçinin işi....

 

Sevgili okuyucularım bu tür duygu ve düşüncelerle DP Genel Başkanı hakkında bir yazı kaleme alarak sizlere tanıtmak istedim...Sayın Süleyman Soylu ‘ya ilimize hoş geldin der, siyasi yaşamında başarılar dilerim...

 

 

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
ahmet yetik:
demokratlık lafla olmuyor sayın yaleyza halk icraata bakıyor artık tahhamül kalmadı kaybedecek zaman yok
21.08.2008 10:14:52

YAZARIN TÜM YAZILARI
DP GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN SOYLU - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kırıkkale'de Yerel Seçim Kulisleri - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
SİYASETTE YENİ BİR YÜZ; HALİL ÖZTÜRK - 18 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
TÜRKİYE’NİN HİKAYESİ - 10 Haziran 2008 Salı 00:00
AK-PARTİYİ KAPATMA DAVASI ÜZERİNE... - 02 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
KEMAL ALBAYRAK VE SEVGİNİN GÜCÜ - 23 Mayıs 2008 Cuma 00:00
MASUM DÜŞÜNCELER... - 15 Mayıs 2008 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

Abidin Emmi
Okullara andımız kaldırılsın Kaldırıldı Üniforma giyilmesin Tamam çıkarıldı Milli Güvenlik dersleri kaldırılsın Kaldırıldı Öğrenciler sınıfta bırakılmasın Tamam sınıfta bırakılmadı Öğrencilere cetvelin ucuyla dahi vurulmasın Tamam pekiii Sayın Sendika başkanı demokratikleşme adına Eğitimde binbir türlü değişikliğe gidiliyor Hiç öğretmenlerden soruyormusunuz pekii Eğitimin kalitesimi artıyor? Tanıdığım bir çok öğretmene soruyorum kesinlikle hayır diyorlar Pekiii Öğrencilerin kalitesimi artıyor Tanıdığım öğretmenler okullardan öğrencilerin kafası bomboş öğrenciler mezun ediliyor diyorlar. Öğretmenler diyorki okula gelen Müfettişler artık öğrencinin bilgi seviyesini ölçmeye gelmiyorlar Ya neye geliyorlar Duvarda şu levha niye yok şu çizelge neye yok onu kontrol ediyor diyorlar Tüm bunların sonucunda Neymiş Avrupa Birliğine bakın bizim şu kadar okumuş öğrencimiz var diyecekmişiz. Yeğenim Sivasın bir ilçesinde Meslek Lisesi öğretmeni. Soruyorum öğrencileriyin seviyesi ne durumda diye. Özellikle Matematik dersindeki seviyeleri ilkokul 2 veya 3 sınıf düzeyinde diyor. Öğretimde demokratikleşme sevdasından kurtulup eğitimde kadrolaşma,sendikalaşma sevdasından kurtulup birazda eğitimin kalitesini artırmaya ne zaman başlayacaksınız acaba
07.02.2012 11:07:41

bd
Kırıkkalede hiç mi adam kalmadı ne?Kırıkkaleli değilse adam değil mi? Kırıkkaleye en büyük zararı yine kırıkkaleliler vermiştir.
07.02.2012 09:26:40

Şeref
İlimizde böyle bir kuruluşun hizmet sunması bizim için bir şans. Başta Başhekim Sayın Adnan TEZEL olmak üzere tüm çalışanları kutlar,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Teşekkürler.
05.02.2012 22:36:45

zafer tekin
abicim samimi isen yolun ve ufkun açık olsun,ismimiz soyismimiz aynı bazen isimler ve soyisimler aynı şeyi ifade eder,yani o ismin veriliş sebebi vardır.başarılar bende veterinerlik görevimle vatanıma hizmet ediyom ama bazı utanılacak durumlar var bizim meslekte herkez utanmaz ama utanan vardır,kolay gelsin görevinde başarılar
05.02.2012 14:32:30

a.vural
2007 seçimleri idi bizlerde akp li olarak adaylarımızın konuşmalarını takip ediyorduk ve takip ettiğim kadarı ilede hakikaten Musafa beyin çok güzel fikirleri vardı kendisi üniversite kökenli olduğu için şöyle diyordu Allah'ın izni ile milletvekili seçilirsem MKE nin yönetim yapısı özel sektör şartlarına uygun olacak vede teknolojisini en son teknoloji le yenileyip dünya standartlarının üzerine getirteceğiz ve de eskiden olduğu gibi mke de en az 10-12 bin işçinin çalışabileceğini söylüyordu vede gayet mantıklı ve doğru şeylerdi ve Allah nasip etti kardeşim milletvekili oldu ama biz Milletvekili kardeşimizin mke ile ilgili herhangi bir girişimini hatta özel sektörle mke yi buluşturacak herhangi bir projeyi, teknoloji yenileme ile ilgili herhangi bir projeyi10-12 bin işci alımı ile ilgili herhangi bir projeyi göremedik siz milletvekili iken yöremizle ilgili hiç bir çalışma yapmazsanız benim Başbakanım bunları görmiyecek mi Beyler Türkiyenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Beydir o da doğruları bilir ve görür benim gördüğüm açidan da Mustafa beyin üzülerek söyluyorum MKE Genel Müdürlüğü için en ufak bir şansı yoktur daha doğrusu Milletvekili olmadan önceki fikirlerini Hayata geçiremediği için şansın kaybetmiştir özünde de çok mütevazı,çalışkan vede dürüst bir kişi olmasına rağmen bence şansı yoktur tabi bu benim dışar dan gördüğüm eğer Mustafa bey yukarda saydığım olaylarla ilgili girişimleri olmuş vede bende bunu atlamış isem o zamanda kendiisinden özür dilerim ama bildiğim kadarı ile mke nin personel sayısında düşüş oldu ,teknoloji ile ilgilide pek gelişme olmadı gibi ama genede Mustafa beyin gazeteniz aracılığı ile bir cevabını beklerim Sayın Milletvekilim seni yinede seviyoruz saygılarımla
05.02.2012 10:34:37