Ne göreceksiniz biliyor musunuz?
Ben söyleyeyim size.
Hangi parti ve lideri olursa olsun öncelikle şunu söyleyebiliriz ki, liderler koltuklarını korumak için ne dolap çevrilmesi gerekiyor ise çevirip, seçim sistemini kendi düzenlerine göre uydurdular.
Elbette bu durum tepeden aşağıya doğru kaydı.
Hal böyle olunca da parti içi demokrasiyi, hak ve hakkaniyet bitti yerine despot bir yaklaşım geldi.
Lider yerini sağlama almak için alttaki teşkilatlardan sağlam delegeler ister hale geldi.
Teşkilat başkanları da aynı şeyi yaptı ve onlarda il ve ilçe delegelerini partililer yerine akraba hısımlardan seçti.
Partililer uzaklaştırıldı ve küstürüldü bir nevi.
Seçim günü gelip çattığında ise aradıklarını bulamadılar tabiatıyla.
Partilerde bir şey daha değişti.
Seçmenin önüne aday getirilen politikacıyı çoğunluk yerine lider belirlemeye başladı.
Tek söz, tek ses, tek işaretle artık aday tepeden inme yöntemle, liderin iradesine bağlı hale getirildi.
Düşünebiliyor musunuz, sağlıksız bir düzende öyle oldu ki, aday seçmene dayatılıyor artık.
Bugün hangi partiye bakarsanız bakın bunu açıkça görebilirsiniz.
Örneğin Ak Parti Milletvekili adaylarının belirlenme şekli.
CHP adaylarının gösterilme şeklide aynı.
MHP adaylarının belirlenme biçimi de farklı değil elbette.
Liderin değil tabanın istediği siyasetçinin seçilmesine imkan veren çarşaf liste sistemi tarihe karıştı.
Dolayısıyla seçmen istediğini değil, dayatılanı tercih etmek zorunda bırakıldı.
Yani anlayacağınız şu anda dayatılan vekillerden hizmet bekleniyor.
Bu şu demek, Kırıkkale vekil seçme konusunda lidere güvendi riske girdi.
Bugün ise seçilenlerden beklenen hizmeti alamamaktan şikayet ediliyor.
Oysa kimsenin şikayet etme hakkı yok artık.
Ne liderin teşkilatlardan, ne il yöneticilerinin partililerden, nede seçmenin politikacıdan hesap sorma yetkisi kalmadı.
Önümüzde yine seçim var.
Ancak partilerdeki yapı halen değişmiş değil.
Anlaşılacağı üzere bu seçimde de risk ve dayatma kaçınılmaz gibi.
Peki çözüm var mı?
Olmalı, bulunmalı.
O çözüm ise kesinlikle eski en küçük beldeden başlayarak tepeye kadar ön seçimli aday tespitidir.
Zira herkesin kendi kusurunu ancak bu sistemle kabullenebilir diyorum.