üçer-be
şer ve dokuzarlı şekilde canımıza kıymaya başlayan dış,
Hem de
Dost destekli PKK terör örgütü ortada cirit atarken,
Kom
şumuz Irak’ta olduğu gibi bu sefer de “demokrasi getiriyoruz” masalı ile kuzeydoğu komşumuz Gürcistan eli ile Kafkasya ateş topuna çevrilmişken,
Her gördüğü kameraya “temiz eller” operasyonu ba
şlattık nidaları atan iktidar partisinin genel başkan yardımcısı “ticaret yapıyorum” kılıfı ile imar uygulamaları değiştirterek iş takipçiliğinden suçüstü yapılmışken,
Yoksulluk,
Yolsuzluk,
İşsizlik,
Hukuk tanımamazlık,
Adam kayırmacılık,
Almış başını giderken,
Ve
Son moda deyimle her türlü i
ş takipçiliğinin adı en masumane bir şekilde “Ticaret’e” çıkarılmış, önüne gelen iktidar ve imza sahibi kazancın onda dokuzu ticarettedir diye rüşveti meşrulaştırırken,
Yetmedi;
Yerel bazda Kırıkkale bir zamanlar Türkiye’nin en çok göç alan yerleşim bölgesi iken bu gün kaçanın kurtulduğu il durumuna düşürülmüş,
Çiftçimiz,
İşçimiz,
Memurumuz,
Borç batağı içerisinde el içine çıkamaz duruma getirilmiş,
Ekonomimizin domino ta
şı küçük esnafımız deyim yerinde ise imha edilmiş,
Dört yıldır kaldırım üstüne kaldırım yapmaktan öte şehir sakinlerinin derdine fazlaca derman olamamış yerel yöneticileri ele
ştirmek ve sorunlara çözüm üretmek dururken,
Cumhuriyet Halk Partisi para yüzünden yine birbirine kitlendi.
Aferin onlara!...
Ba
şta il başkanı olmak üzere
Tüm yöneticileri ve bu kavgayı dışarı servis edenleri canı gönülden kutluyorum!..
Aynı kavganın bir benzerini seçimden sonra harcamaları muhasebeleştiremeyen mali sayman sırtından yine yaşamıştık ama o zaman il ba
şkanı Aliye hanım şimdiki kadar hırçın, ve bir bayana yakışmayacak şekilde ağzını bozarak konuşmuyordu.
Seçim, olağan üstü halleri de beraberinde getirdiği için bazı harcamaları belgelendirememek gayet normal.
Ve bunu bildiğimizden o zaman Aliye hanıma destek vermiştik.
Desteğimizi kendisi nasıl algıladı bilmiyorum ama, cümle alem bilir ki bu kö
şenin yazarı zerre kadar ekonomik yada sosyal menfaat umarak bir insana asla yaklaşmamıştır.
Yallanmak,
Yaltaklanmak,
İnanmadığı şeylere inanmış gibi yapmak,
Duru
ş değiştirmek,
Herhangi bir menfaat uğruna ho
şlanmadığı insana yalakalık etmek lugatımızda hiç yazmadı bu güne kadar, bu günden sonrada yazması mümkün değil çok şükür…
Aslında bunu en iyi bilenlerdendir Aliye hanım…
O nedenledir ki alnımız ak, başımız dik çarşı pazarda gezebiliyoruz.
Bizim kendisine olan desteğimiz,
Bir zamanlar “KANKİ” olduğu ve yıllarca süren eleştirilerimizden sonra aklı başına gelerek partiye zarar verdiği noktasında bazı insanları görevden almasına kadardı.
Birde,
O, CHP’nin adayı idi.
Bana göre,
İlla ki seçimi almalıydı!..
Ne zamanki,
Hırsı aklının önüne geçip İnce hesapların içerisine girdi, o gün tüm samimi insanların yaptığı gibi bizde kendisini uyarıp desteğimizi geri çektik.
Bunda art niyet aramak, gelene gidene ağız bozarak konuşmak, ancak “kişiyi kendi gibi bilenlerin” işidir.
Görüyorum ki,
Zaman, gelinen noktada bizi yine haklı çıkardı.
22 temmuzdan sonra birkaç hadise hariç sayın il başkanı bir kez bile ülke ve Kırıkkale sorunlarını işaret ederek basın toplantısı yapmamıştır.
Bir yılı aşkın süreyi,
Para konusunda kendisini aklamakla tüketmi
ş, “Zengin babanın hoyrat evladı” gibi, kendisine verilen kredinin son demlerini de yiyip bitirmiştir.
Israrla söylüyorum;
O koltukta oturduğu sürece ömrü kendisini savunmakla geçip gidecek sayın il başkanının.
Halbuki,
Zatıalilerinin çok daha önemli i
şleri olmalı bu günlerde.
Önümüzde hepimizi yakından ilgilendiren büyük bir seçim var, ve bu seçimde milletine hizmet edebilmek amacıyla tüm siyasi partilerden aday olmak için yarışan yarışana…
Bir tek CHP’de tık yok!..
Korkarım,
Hiç hesapta olmamasına rağmen belediye başkan adaylığı sayın il başkanının sırtına kalacak bu gidi
şle…
İyi de olur.
Olur ama bırakın kazanmayı, listeye yazacak akrabası olmayan encümen adayları bulabilir mi?
İnşallah bulur!..