Bunu bir de Adalet ve Cesaret anlayışı ile desteklerseniz mesele biter.
İşte ideal bir yöneticinin iskeleti bu üç beş cümleden ibarettir.
Etrafınıza bir bakın, belediyelerinizin kültürel faaliyetlerine ciddi manada bir bakın…
Yüz milyarların harcandığı konserleri, birilerini zengin eden saçıp savurmaları ibretle görürsünüz.
Çocuklara başkan beylerin adlarının yazılı olduğu balonları, oyuncakları verirler ve adına kültürel hizmet, derler…
Fikri ve ilmi meymeneti olmayan, adalet ve cüretten nasipsiz zevatın yapabileceği kendini alkışlatan popüler işlerdir.
Aynı adamlara bir fikir veya sanat adamı, bir bilim adamı gelip, “arkadaş belediyenize bağlı il, ilçe veya beldenizde şu alanda bir araştırma yapalım” dese o meymenetsizlik yüzlerine vurur ve…
Bir zıpçık edasıyla “şu an sıkıntılarımız var, bu tip işlere ödeneğimiz yok” gibi bir sürü soytarıca sözler duyarsınız…
Bir yazar, ressam veya şair çıkıp gelse…
“Sayın başkan şu çalışmamla çocuklara şu alanda bilinçlendirme yapabilir, bu eseri bastırıp dağıtın” dese…
Balon tüccarı yandaşı kırıp da kabul edemez, fikirsiz adamların düşman olduğu fikir ve sanattır.
Adamlar ithal ettikleri trilyonlarca liralık süs bitkilerini sağa sola ekip sökerler…
Ama Allah rızası için elli dönümlük bir alanı ayırıp da ciddi anlamda bir orman kurmazlar.
Sebep ne bilir misiniz?
O alandaki yolsuzlukların hesabı teftişte kolay verilir, “diktim ve söktüm” denince mesele biter, yan ve yandaş danaları beslemek için açık bir meradır.
Sular kesiliyor, çevre dengesi bozuluyor…
Bu olup bitenlerin vebali bir çakal kıvraklığıyla şehrin gayrimenkullerini yalayıp yutan şeref yoksunu kişilerin ağaçlandırma ve şehirleşme kültüründen mahrum icraatlarıdır.
Her başkan elli dönümlük bir alanı ağaçlandırmış olsaydı, şehirlerin etrafında yeşillenmeyen bir karış yer kalmazdı.
Ama öyle bir hoyrat mantık var ki…
Orman bakanlığının tepesindeki zırvalayan ses “Orman yangınlarının iyi yönü kenelerin yok olmasıdır” diyor.
Kardeşim burası orman ise faunası olacaktır.
Aslanı olur, kaplanı olur, geyiği olur, tilkisi olur, çakalı olur ve sizin gibi kenesi de olur.
Bugünkü iktidar da sizin gibiler olduğu halde nasıl imha edilmiyor ve hayatı devam ediyorsa ormanda da kene olur.
Bu mantığın hüküm sürdüğü yönetimin yönettiği yerlerde ekmek bulduğumuza bile şükredelim…
Hazreti Mevlana’nın bir beyiti çok manidardır.
“Akılsız gönülsüz fikirlerle geldiler
Askersiz silahsız teslim aldılar”
Akıl ve gönül sahibi idareciler temenni ediyorum.