Kontrol zorlaşıyor, üzerine titreyip tekrar baskı kurulmaya çalışılınca ise sorunlar yaşanıyor.
Karşılıklı sesler yükseliyor ki, ortaya çıkan karmaşayı siz düşünün artık.
Mesela kaldırımlar ile yolların değişik kurumlar tarafından birkaç defa kazılması bir örnektir.
İkinci konu ise, esnaflar tarafından kaldırımların üzerine konulan malzemelerdir.
Öyle ki, yayaların yürümesine bile geçit verilmiyor.
Belediye otobüsündeki yolcular misali, kaldırımdan yürürken insanların birbirlerine temas etmeden geçmesi neredeyse mümkün görünmüyor.
İşin ilginç tarafı bir şey almak için mağazaya girmeye bile gerek yok.
Kaldırım üzerinde ne ararsanız mevcut.
-Çakı-çakmak
-Tüp
-Gömlek
-Tencere-tabak
-Çorap
-Çerez
-Tatlı
-Dondurma
-Kredi kartı
Mübarek, kaldırımlar adeta Cumartesi pazarı.
Kaldırımların işgali konusunda bildiğim kadarıyla Belediye Zabıta müdürlüğünün ciddi çalışmaları oldu.
İlk zamanlar başarılı da göründü.
Ancak aradan geçen zaman içinde ne değişti bilemiyoruz, kaldırımlar yine malzeme işgali ile kapanma noktasına gelmiş durumda.
Kaldırım işgali konusunda Zabıta müdürlüğünce yapılan çalışmalar nedeniyle esnaftan tepki alınmış olacak ki, ne zaman Zabıta müdürlüğü esnafları sıkmamak için esnek davranmaya başladı iş çığırından çıktı.
Bugün Cumhuriyet caddesi, Toprak mahalle ile Ankara caddesinde bir yürümeye görün.
Temassız ulaşım neredeyse imkansız halde.
Esasen buradaki sorun Zabıta ekiplerinin eksikliği değil.
Bilakis Zabıtanın iyi niyetli bir yaklaşım sergilemelerinden doğan, iyi niyeti suiistimalden başka bir şey değildir.
Düşünün bir kere; esnafa malzemelerinizi içeri alın dense sorun oluyor, Zabıtaya tepki gösteriliyor.
Telefon üzerine telefon trafiği hat safhaya çıkıyor doğal olarak.
Çalmadık kapı kalmadığı gibi, uyarıya rağmen uyarıya aldırmayan esnafa ceza verildiği gün ise, Zabıta müdürlüğü olmazsa, Belediye başkanının kapısı semt pazarına dönüyor.
Kaldırımları işgal eden esnaf sorunu yine kendisinde arama zahmetine girmiyor nedense.
Oysa sıkıntı yaratan esnaftır.
Sıkıntıyı çözecek olanda esnaf.
Ama bilen, anlayan kim?
Buda şunu gösteriyor, her konuda olduğu gibi Kırıkkale’de esnaf ve tüccar kültürü halen oluşmamıştır.
Yasakçı iradeye maruz kalmamak isteniyor ise ki, Kırıkkale esnafı kaldırım işgalini bir ayrıcalık gibi görerek bunu anlamış görünmüyor, o iradeyi oluşturacak zeminin ortadan kaldırılması gerekiyor.
Yok eğer kimse kendini bilmiyor ise, zabıta marifetiyle Kırıkkale esnafına defaten bu hatırlatılmalıdır.
Çünkü başka kültürlerden gelenlerle birlikte hepimiz bu kente yaşıyoruz.
Kentte yaşamanın gereğini de önce esnaflar yerine getirmelidir ki, kent insanı da üzerine düşeni mutlaka yapacaktır.