Plansız kazılar
Yıllardır uğraş verilir ama nedendir bilinmez, kurumlar arası diyalog bir türlü kurulamaz.
Diyalogsuzluğun daha doğrusu plansızlığın faturasını da hep Kırıkkale ve Kırıkkale halkı çeker.
Milyarlarca lira harcanır ki, şehir daha güzel olsun, kentleşmenin rahatlığını vatandaş yaşasın diye.
Bu niyetle kazılan yollara, alt üst edilen kaldırımlara ve bunların yarattığı rahatsızlığa vatandaş hep katlanır, sabır gösterir.
Kent insanının beklentisi bellidir nihayetinde.
Toz, toprak, yağmura ve çamura katlanılıyor ve sabır gösteriliyor ise, amaç daha modern bir kentte yaşama isteğidir.
Ama Kırıkkale halkı yıllardır bu istek ve hevesine, kurumlar arasındaki kopukluk yüzünden hala ulaşmış değil.
Bunun en bariz örneğini son üç bir aydır hürriyet caddesi ile kaymakam lojmanları ve bağlı mahallelerde görmek mümkün.
Neymiş kazı nedendi, elektrik hattı yerin altına iniyormuş.
Oysa fazla değil aynı yerler doğalgaz hattı nedeniyle kazılmış, kazı sonrası da kaldırım ile asfalt çalışması yapmıştı Belediye.
Asfalt tekrar kırıldı.
Kaldırımdaki parkeler sökülüp yürünemez hale geldi.
Yayalar kaldırım yerine yine yolun ortasından yürümeye başladı.
Çevredeki konut sahipleri camlarını açıp toz topraktan evlerini havalandıramıyor.
Çevre esnafı sorunu giderecek muhatap bulmakta güçlük çekiyor.
Yani plansız ve programsızlığın faturası yine vatandaşın sırtında.
Kaş yaparken göz çıkartılıyor bir nevi.
Şimdi sormak gerekiyor…
Madem doğalgaz hattı geçecek, elektrik hattı yerin altına inecek, belediye kaldırım ve asfalt dökecek neden aynı anda yapılmıyor?
Neden kurumlar arası diyalog kurulup, projeler incelenip benzeri işler birlikte yürütülmüyor?
Devletin parası çok mu ki, kaldırım ve yollar ikişer üçer defa kazılıp milyarlar heba ediliyor?
Neden vatandaşa çile çektiriliyor, sabrı neden zorlanıyor?
Vatandaş neden tozsuz, topraksız yollarda yürümeye hasret bırakılıyor?
Neden plansızlığın hesabı sorulmuyor?
İl koordinasyon kurulu, il genel meclisi ve Belediye meclisinde neden bu sıkıntılar dile getirilmiyor?
Getiriliyor ise neden çözüm bulanamıyor?
Planlı kentleşme deniliyor yeri gelince.
Peki neden bu sözleri sarf edenler kendi söylemleriyle çelişiyor anlamak mümkün değil.
Bereket versin ki, alt yapı diye bildiğimiz kanalizasyon ile içme suyu hattı sorunu yok.(!)
Bazen düşünüyorum da, Belediye eski Başkanı Hayati Karayol alt yapıyı bitirmese imiş Kırıkkale’nin haline üzülmek bile çare olmayacakmış.
İster istemez düşünüyor insan.
Başka illerde bu işler nasıl yapılıyor ki?
Oralarda da yine Kırıkkale’de olduğu gibi işler kopuk mu yürütülüyordur?
Sizi bilmiyorum ama gerçekten şahsım adına merak ediyorum.
Yurt dışı gezilerine çıkan idareciler, gördüklerinden hiç mi etkilenmiyor?