Duygularımızı yakından tanımak, tanımlamak ve etkin bir şekilde ifade edebilmek yaşam olayları ile baş edebilmemizi kolaylaştırır. Çünkü duygularımızı fark ediyor ve tanıyor olmak içimizde ki ‘beni’ bildiğimizi gösterir. ‘çok sinirlendim, dayanamadım’, ‘ona çok öfkeliyim’…. Başka? Öfke ile eş zamanlı hissettiğimiz bir çok duygu vardır. Ve biz bunları çoğu zaman görmezden geliyoruz, onları es geçip sadece öfkeye odaklanıyoruz. Neler olabilir öfkeye eşlik eden diğer duygular; Hiddet, nefret, yıkıcılık, düşmanlık, öc alma, hiciv, kin, kaygı, kızgınlık, eksik olma hissi vb… Hissettiğimiz diğer duygularımızı tanıyıp her biri ile nasıl başa çıkacağımızı öğrenmemiz gerekir.
Duygularımıza yönelik farkındalığı artırmak ve dolayısıyla kendimizle ve çevremizle etkin bir şekilde iletişim kurabilmek mümkün… Bu makalemizde ÖFKE duygusunu tanıyacağız. Öfke, insanın mutluluk, üzüntü, korku ve nefret gibi temel duygularından birisidir. Birey planları, istek ve ihtiyaçları engellendiğinde, haksızlık, adaletsizlik ve kendi benliğine yönelik bir tehdit algıladığında öfke hisseder.
Öfke uygun ifade edildiğinde, son derece sağlıklı ve doğal bir duygudur. Ancak kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüşürse okul-iş hayatında, kişisel ilişkilerde ve genel yaşam kalitesinde sorunlara yol açar.
Arkadaşınız, anneniz, kardeşiniz, sokaktaki bir adam, öğretmeniniz gibi belli bir insana öfkelenebileceğiniz gibi; trafik sıkışıklığı, iptal edilen bir randevu gibi bir olaya da öfkelenebilirsiniz. Öfkelenmenizden kendi kişisel kuruntularınız sorumlu olabileceği gibi, daha önceden başınızdan geçmiş ve sizi öfkelendirmiş bazı olayların anıları da sorumlu olabilir. Bu yaşam olaylarının ardından duygularımız devreye giriyor, terleme, göz kızarması, kalp çarpıntısı, hareketlilik ya da donup kalma gibi duygularımızın fizyolojik yansımaları ortaya çıkıyor ve eyleme karar veriyoruz… Eylemler, genel itibarı ile yıkıcı ve yaralayıcı oluyor. Karşımızdakini incitip onu incittiğimiz için inciniyoruz…
Halk arasında öfke ve saldırganlık eş zamanlı anılsa da aynı şeyler değil… Öfke bir duygudur, saldırganlık bir davranıştır. Öfke zaman zaman saldırganlığa neden olmakla birlikte, saldırganlığın nedeni değildir. Öfke duygusu, saldırganlığa yansıyınca gerisinde vicdan rahatsızlığı, pişmanlık bırakır.
Genetik, fizyolojik ve sosyokültürel nedenlerle öfkenin ifade ediliş tarzı farklılaşabilir ama genel itibarı ile öfkelendiğimiz şeyler evrenseldir. Kişiliğimize saldırıya geçildiğini düşündüğümüz de, kendimizi ifade edemediğimiz de, stres altında olduğumuz da ve haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüz de öfkeleniriz.
Yine halk arasında yanlış anlaşılır ki, ‘öfke kontrol’u denildiği zaman, öfkelerini bastırmaya çalışırlar… Sevgili okurlar, öfke kontrolu demek öfkeyi bastırmak değildir. Öfke kontrolü demek; onu tanıyıp, yapıcı ifade etmek demektir. Duygularımızı bastırmayınız, lütfen onları önemseyin ve onları konuşun…
Baş edilemeyen olumsuz duygular, öfke gibi, kişinin kendisine döner ve yüksek tansiyon, psikosomatik rahatsızlıklar (ülserler, alerjiler vb.) ya da depresyon gibi sorunlara yol açabilir.
Öfkelenmemize neden olan olayları ya da insanları yok edemeyiz ama öfke duygusuna verdiğimiz içsel ve dışsal tepkilerimizi kontrol edebiliriz. Eğer kimi zaman kontrolü kaybettiğiniz oluyorsa ya da kaybedeceğinizden korkuyorsanız, uzman bir psikologdan yardım isteyebilirsiniz.
Öfke ile baş edebilme yolları bireyden bireye ve durumdan duruma değişmektedir. Ama bir kaç tane teknikten kısaca bahsedebiliriz...
-Gevşeme; Doğru nefes alarak aypılan bir teknik...
-Düşünceleri değişimleme; 'Eyvah! Her şey mahvoldu' demek yerine daha gerçekci yaklaşıp 'işler kötü gidiyor ama bu hayatın sonu değil' diyebilmek...
-Problemi çözme; zaman zaman öfkemizin haklı sebepleri vardır, durum böyle olunca gerçekci çözüm yolları bulmak için destek aramak
-Mizahi düşünme; mizah çok ince bir çizgidir, içinizden söylendiğiniz sözleri mizahi düşünme öfke duygusunu yaşarken gülümsemenizi sağlayabilir. Örneğin, kabalığı için öfkelendiğiniz birini odun kılığında düşünme.
-Çevre değiştirme...
Esen kalın...
Psikolog
Tuğba Kaplanhan