Siyaset sofrası son günlerde gittikçe kızışmakta, Ergenekon ( bu ismi verenleri şiddetle kınıyorum. Türk Milletinin kutsalları ile oynayarak milliyetçiliğe vurmaya çalışanlar Türk tarihinin karşısında elbet bir gün hesaplarını verecektir.) AKP’nin kapatma davası sonuçlandı ve Türkiye’nin önünün açılması noktasında kapanmaması doğru bir karardı. Fakat Sayın Devlet Bahçeli’nin de işaret ettiği gibi bundan ders çıkarmaları lazım. Bunun yanında ilk defa bir seçimde eşit şartlarda yarışmak istiyoruz. Artık mağdurdu, mazlumdu, Müslüman’dı bahaneleri ile oy avcılığı yapmalarından bıktık doğrusu
Doğalgaza % 16.8, elektriğe iki defa % 20 zam gelmiş, enflasyon açıklananın kaç katı olmuş artık işçimizin, memurun, emeklinin çiftçinin, işsizin durumu ortada iken insanlarımızın ekonomik kalkınmışlığımıza, kendi ekonomik güçlerine ve hizmete göre oy vermelerini istiyorum.
“Filler tepişiyor çimenler eziliyor” artık Türk milletinin çimen olmasını istemiyoruz. AKP’nin kavga etmediği kurum kalmadı. Yargı ile didişiyor halk kaybediyor, Asker ile didişiyor, halk kaybediyor, Türk Milleti ile didişiyor halk kaybediyor. Kaybeden, ezilen hep halk oluyor.
Türkiye’de her şeyden önce samimi ve dürüst siyasetçiye, ülkesini kendi ve grubunun menfaatinden daha önce tutan yöneticilere ve en önemlisi temiz elli yöneticilere ihtiyaç var. Bal tutan parmağını yalar, uzayan kol bizden olsun, çalıyorsa da çalışıyor safsataları ile hırsızlığı ve namussuzluğu hoş gören bir toplumun oluşmaya başlaması hırsızların iktidara gelmesine sebep oluyor Tabiî ki öte yandan da dürüst yalan söyleyemeyenlerin iktidara gelmeleri zorlaştırıyor.
Türk Milleti aldatılarak kandırılarak bir yere varamayacağını anlamalı ve artık samimiyetsiz insanlardan elini çekmelidir.
Genel siyasetten bahsederken yereli de unutmayacağız tabiî ki sıcak gündeme gebe olan Kırıkkale siyasetinden önümüzde ki günlerde bahsetmeye başlayacağız.