Kimileri Ergnekon ile uğraşırken, diğerleri kapının kilidi ile uğraşıyor.Kapandı, kapanmadı...
Yok kilit bozuk, kilitlenmiyor derken, unutulanlar mı var diye düşünüyorum.
Öyle ya, esas düşman ihmal ediliyor galiba.
Baksanıza, zalim düşmanın oyununa. Önce ses bombası kullanıyor, halka merak sardırıp toplanmalarını sağlıyor.
Daha sonra da parça tesirli bomba kullanıyor.
Gerçeğini söylemek gerekirse çok yakından tanıdığımız ama yıllardır üstesinden gelemediğimiz, insanlığın vebası durumuna gelen terör yine yapacağını yaptı.
17 can aldı. 80'e yakın suçsuz, masum insanlarımızı yaraladı.
Merhum Alparslan Türkeş'in de dediği gibi, sivrineklerle uğraşıyoruz galiba. Bataklığı kurutamadık bir türlü.
O zamanın behrinde bataklık "Bekâ" vadisi idi.
Şimdiki bataklık takdir edersiniz ki Kuzey Irak oldu.
Ve Barzani lider oldu. Kim bu Barzani? Bir Devlet Başkanı mı?
Hayır. Katır üzerinde eşkıyalık yapan bir Şaki'nin oğlu. Yani Molla Mustafa Barzani'nin varisi.
Ben bundan gelen nesilden de şüpheliyim. Çünkü, dama çıkan keçinin, çama çıkan oğlağı olur.
Bakınız, ortancıl oğlu "Mesrur Barzani" 3500 kişilik bir gizli örgütün başında değil mi?
Hal böyle olunca da, kimine hay günü, kimine de pay günü olmuyor mu?
Büyük şair Mehmet Akif'in de dediği gibi:
Sahipsiz vatanın atmqası haktır.
Ama bizler sahip olursak, bu vatan batmayacaktır.
Bırakın şu savcılığı, bırakın şu avukatlığı... Savcı, savcıığını; avukat da avukatlığını yapsın.
Hiçbiriniz ne avukatsınız ne de savcısınız. Asli göreviniz neyse lütfen ona bakın.
Unutmayın, mahkeme kadıya mülk değildir. Zaman gelecek, o mevkileriterk edeceksiniz. Şimdi, birlik zamanıdır.