Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanlığı divan toplantısı yapıldı. Toplantıya katılanlara hitaben Merkez İlçe Başkanı Selami Çakır açıklamalarda bulundu.
Milli Görüş Açıklaması
Çakır, “Milli Görüş Hareketi Türkiye'mizde başladığı andan itibaren Türkiye'nin siyasetine yön vermiştir. Bu özelliğini bugün de devam ettirmektedir. Yarın da aynı şekilde devam ettirecektir. Milli Görüş'e rağmen ne Türkiye siyaseti, ne de dünya siyasetinin oluşması düşünülemez. Saadet'in beş temel esası olmadan bir toplumda huzurun olması mümkün değildir. Bunlardan bir tanesi, o toplumda huzur, barış ve kardeşlik olacak. İkincisi; o toplumda hürriyet olacak. Yani neslin muhafazası, aklın muhafazası, mal edinme hürriyeti, fikrin hürriyeti, ırz ve namusun korunması, fikrin örgütlenme ve yayılması hürriyetinin bulunacağı bir ortamın sağlanması gerekir.
Yumuşak Güç Stratejisi
Üçüncüsü ise mutlaka bir toplumda huzurun olması için refah gerekir. Dördüncü olarak, elbette ki refahla birlikte izzet ve itibar gerekir. Beşincisi ise, bütün bu imkânları sağlayacak yalnızca o toplumun değil, diğer toplumların da huzurunun sağlanması için mutlaka adalet gerekir. Bunlar olmadan bir toplumun ayakta kalması mümkün değildir. Milli Görüş, bu beş temel esası hâkim kılma hususunda gece, gündüz çalışmaktadır. 2002 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Rice, dilinin altındaki baklayı çıkardı ve Fas’tan Endonezya’ya kadar Türkiye’nin de içinde bulunduğu 22 ülkenin sınırları ve rejimlerinin değiştirileceğini açıkladı. ABD imparatorluğunun devamı için uygulanan ‘Sert Güç’ politikasında istenmeyen bir durum oluştu. Türkiye ve tüm dünyada Amerikan karşıtlığı halklar nezdinde % 90’lara vardı. Bunun üzerine strateji değiştirdiler ve Bush yerine Obama’yı seçtirerek ‘Yumuşak Güç’ stratejisini uygulamaya başladılar. Artık doğrudan ABD değil ama ABD’nin çıkarlarına hizmet eden gönüllüler ve işbirlikçiler kanalıyla projelerini devam ettirmeye çalışıyorlar.
İç Yüzünü Anlayamadı
Sınırların ve rejimlerin değiştirilmesi, enerji yataklarının kontrol altına alınması, stratejik noktaların elde tutulması ve küresel sermaye imparatorluğuna kafa tutacak hiçbir gücün ortaya çıkmaması için geliştirilen BOP’a göre dönüşümün etap etap yapılması planlanmıştı. Bunun için bu coğrafyadaki bazı ülkelere de önemli görevler düşüyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan maalesef BOP’un içyüzünü anlayamadı. Bu projenin eş başkanı olmayı kabul etti. Türkiye’ye de ‘Model Ortaklık’ vazifesini verdiler. Biz, bu ülkelerde rejimler değişirken onlara kendi rejimimizi örnek gösterecektik. Nitekim, Başbakan’ın Mısır’a laiklik tavsiye etmesi çok taze bir olay. Ayrıca Türkiye, İslam ülkelerine kadın hakları konusunda da modellik yapacak. Tamam da hangi kadın hakları diye sormuyoruz. İslam’a göre kadın hakları mı, yoksa modernizme göre kadın hakları mı?” dedi.